Dünya 1980’den bu yana eksen kayması yaşıyor. Tabiiki bilim insanlarının iddia ettikleri kayma dışında politik bir kayma sürecinde. 1989’a kadar 2 blok’lu bir politik yapılanma vardı. Emperyalist ülkelerin oluştuğurduğu blok, ikinci paylaşım savaşından sonra tamamen ABD’nin hakimyetine girdi. ABD, daha çok sömürüden, daha çok açlıktan, daha çok baskıdan yana bir politika izliyordu.
Başını Almanya, İngiltere, Fransa, Japonya’nın çektiği ülkelerde yavaş yavaş daha çok Barış, demokrasi, özgürlük, refah anlayışlarını terk etmeye başladılar. İkinci Emperyalist Paylaşım savaşı sonrası parlak dönemlerini geride bırakıp, sertlikten, yabancı düşmanlığından, savaştan yana olmaya başladılar. Bunun en somut örnekleri olarak, Tony Blair’in Irak işgalinin ortağı olması, Ukrayna’ya destekleri, ülkelerindeki yabancı düşmanlıklarını görmezlikten gelmeleri, çevrenin insafsızca tahrip edilmesine sessizlikleri sıralanabilir. Bu ülkelerde sağcılar, otokratlar iktidar olmaya başladılar. Sosyal Demokratların simge ülkesi olan İsveç bile, NATO’ya üye olarak bu politikaları zirveye taşıdı. Sosyalist Enternosyal ise dayanışma yerine, dışlamayı politika olarak seçti.
Ülkemiz de otoriter bir rejimle yönetiliyor. Bazı ara dönemleri istisna edersek en az 70 yıldır, sağcı ve otoriter partiler iktidarda. Ancak Dünya’da bu tür anlayışların iktidar olduğu ülkelerde yaşanan zulüm, baskı, şiddet, işsizlik, açlık, yoksulluk bizde de yaşanıyor.
Durum bu haldeyken, ülkemizde Sosyalistler, Solcular hala iç didişmeleri bizlere yaşatıyorlar.Sosyal Demokratlar ise bölük börçük olmayı seçti. Düşmanlık had safhada. Partimizi kişilerin hegomanyasından kurtaramadık. Birde diyorlarki, taraf olun. Arkadaşlar ben tarafım. Ama CHP’nin tarafıyım. CHP’nin tarafı olarak kalacağım.
Bundan sonraki mücadelem, tarafların yanlışlarına karşı çıkmak, parti içinde yeni bir sol hareketi desteklemek olacak. Benim derdim kişiler olmayacak, derdim, CHP ve fikirler olacaktır. Kim;
● Kişi yanlısı yerine fikir yanlısıysa,
● Anti Emperyalistse, Savaşa karşıysa ve Barış yanlısıysa,
● Emekten, yoksuldan ve üretenden yanaysa,
● CB Sistemi yerine, demokratik parlamenter sistemi savunuyorsa,
● Çevreyi tahrip ettirmiyorsa, ormanları koruyorsa,
● Küresel Isınmaya karşı duruyorsa, susuzluğu önlemek için adım atıyorsa,
● Özgürlükleri, parti içi demokrasiyi, çoğulculuğu, katılımcılığı, şeffaflığı savunuyorsa, ki, yetmez uyguluyorsa,
● Atamadan yana olmayıp ön seçimden yanaysa
● Emekten, köylüden, çiftçidan, kamuculuktan, çalışanların özgürce örgütlenmesinden yanaysa,
● Laik ve bilimsel eğitimden, herkese bedava eğitimden ve sağlıktan yanaysa, benim tarafımda bunlardan yana olacaktır.
#TümDemokratlarıGöreveÇağırıyorum!#GünParçalanmaAyrışma,#KişileriYüceltmeGünüDeğil, #PartiyiVeFikirleriYüceltmeGünüdür!

YORUMLAR