Ege Kritik/Sait TEMUR
Cumhuriyet Halk Partisi Konak İlçe Başkanı Serkan Kalmaz yönetim kurulu ve diğer ana kademe yönetim kurullarıyla birlikte partiden ve görevlerinden istifa ettiler.
İzmir’in merkez ilçesi Konak’ta siyasi değişim başlangıcı tarihi görüntülere sahne oldu.

ADRES: “YENİ PARTİ”
İstifasını İlçe başkanlığının önünde yoğun kalabalık eşliğinde açıklayan Kalmaz, siyaset yolculuğuna YENİ PARTİ’DE daha güçlü ve kararlı olarak devam edeceklerini söyledi.
Kalmaz’ın açıklaması şu şekilde:
"Değerli Konaklı Hemşehrilerim, Yol Arkadaşlarım, Alın Terini ve Yüreğini Bu Sokağa Döken Aslan Yürekli Partililerim, Değerli Basın Mensupları…
Sözlerime başlamak, bugün bu kürsüde durmak, inan olsun hayatımın en ağır yükü. Göğsümün ortasında koca bir taş var, nefes almakta zorlanıyorum. Çünkü ben bugün sadece bir açıklama yapmıyorum; ben bugün, 18 yaşında gencecik bir çocukken kapısından gururla, heyecanla, titreyen ellerimle girdiğim evimle helalleşiyorum.
Dile kolay… Tam 18 yaşındaydım. Liseyi yeni bitirmiş, dünyayı değiştirme inancıyla dolup taşan o gencin gözlerinin önündeyim şu an. Gençlik kollarının kapısından içeri adım attığım o günü dün gibi hatırlıyorum. O gün elime verilen ilk bayrağı, direklere tırmanıp gece yarıları asarken çektiğim soğuğu, omuz omuza verdiğimiz mücadeleleri…
Ben bu partinin kapısından içeri ajandayla girmedim, birilerinin referansıyla da oturmadım bu koltuklara. Ben bu partinin mutfağında yetiştim. Çay yaptım, afiş astım, sandalye taşıdım, sokak sokak, ev ev İzmir’in harcına terimi kattım. Ben bu örgütün, sizlerin, bu halkın öz evladıyım! İzmir’in kalbi, mücadelemizin kalesi Konak’ın İlçe Başkanlığı görevini bana devrettiğinizde, bu sorumluluğu kalbimin üzerine bir onur nişanesi olarak astım.
“BABA OCAĞIMIZA KİLİT VURDULAR”
Sormak istiyorum sizlere: Biz bu yola neden çıktık? Biz, hukukun üstünlüğü için, milli irade için, halkın helal oylarıyla seçilmiş iradesine kimse ipotek koymasın diye mücadele etmedik mi?
Ne yazık ki hükümetin yargı eliyle, adaleti bir sopa gibi kullanarak partimize, baba ocağımıza reva gördüğü bu “mutlak butlan” kararı ve atanan yönetimler, örgütün öz iradesini gasp etmiştir. Yıllarca uğruna bedeller ödediğimiz, canımızı dişimize taktığımız baba ocağımızın kapısına, milletin iradesine kilit vurulmuştur.
“SUSMADIM, SUSMAYACAĞIM”
Sadece bina duvarlarından ibaret değildir bir parti; parti, içindeki ruhtur! Parti, o örgütün emektarlarının helal alın teridir! Yargı kumpaslarıyla, masa başı hamleleriyle, örgütün vicdanını ve tabanın sesini yok sayarak atanan anlayış, partimizin ruhunu çekip almıştır. Bugün o binalarda kalan sadece betondur, tabela ve koltuklardır. Bizim mücadelemiz ise hiç bir zaman koltuk mücadelesi olmadı!
Bana dediler ki: “Serkan, sen bu partinin öz evladısın, kal ve sus.”
Soruyorum size: Eviniz ateşe verildiğinde, pencerelerden dumanlar yükselirken içeride oturup hiçbir şey yokmuş gibi davranabilir misiniz? Öz evlat olmak, haksızlığa karşı susmak mıdır? Öz evlat olmak, milletin iradesi ayaklar altına alınırken idare-i maslahatçılık yapmak mıdır?
Ben susamam! Serkan Kalmaz susarsa, Konak’ın sokaklarındaki yoldaşlarımın yüzüne bakamam! Ben susarsam, sabaha karşı bildiri dağıtan o gençlik kolları üyesinin, kadın kolları üyesinin, hakkını helal etmemesinden korkarım! Ben koltuğuma sarılıp otursaydım, kendime, ilkelerime ve bana inanan sizlere ihanet etmiş olurdum.
“İKTİDAR YOLCULUĞUMUZ YENİ PARTİ’DE DEVAM EDECEK”
Bu yüzden bugün, hayatımın en namuslu ve en cesur kararını açıklıyorum.
18 yaşımda aşkla kapısından girdiğim, gençliğimi, ömrümü, gecemi gündüzüme kattığım CHP’deki tüm görevlerimden ve parti üyeliğimden istifa ediyorum.
Bugün burada sadece Serkan Kalmaz yeni bir mücadeleye başlamıyor. Tüm il başkan yardımcılarımız, tüm kurultay delegelerimiz, ilçe başkan yardımcılarımız, kadın kollarımız ve gençlik kollarımızın fedakâr kadrolarıyla birlikte, yıllarını bu davaya vermiş yüzlerce yol arkadaşımız aynı vicdanla, aynı kararlılıkla yeni bir yolculuğa çıkıyor. Hep birlikte istifa ediyor, hep birlikte YENİ PARTİ çatısı altında mücadelemizi sürdürüyoruz. Çünkü biz makamların değil, milletin ve örgütün iradesinin yanında durmayı tercih ediyoruz.

Biz bir tabelaya sevdalanmadık! Biz, o tabelanın temsil ettiği adalete, özgürlüğe, eşitliğe, bu ülkenin aydınlık geleceğine sevdalandık. Eğer o değerler bugün başka bir yola çıkmayı zorunlu kılıyorsa, bize düşen o yolu tırnaklarımızla açmaktır!
İşte bu yüzden; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve bu amansız haksızlığa karşı dimdik duran, teslim olmayan, Cumhuriyet ve Atatürk sevdalısı yol arkadaşlarımla birlikte yeni bir yola çıkıyoruz!
Bizler, YENİ PARTİ çatısı altında, milletin elinden alınan iradesini yeniden millete teslim etmek için yola koyuluyoruz!
“SAHADAN GELDİK, SAHADA OLACAĞIZ”
İzmir’in kalbi Konak’tan ilan ediyorum: Bizi koltuk sevdalılarıyla karıştırmasınlar! Biz sahadan geldik, yine sahada olacağız! Bizi yargı kararlarıyla, masa başı oyunlarıyla sindirebileceklerini sananlar görecekler ki; milletin iradesi hiçbir barajı, hiçbir kumpası tanımaz!
Gözyaşlarımızı kurulayacağız kardeşlerim! Bugün ağlayacağız ama yarın sabah daha güçlü, daha inançlı, daha kararlı uyanacağız!
- Çocuklarımızın beslenme çantasına koyacak ekmeği bulamayan anneler için uyanacağız!
- Geleceğini yurt dışında aramak zorunda bırakılan gencecik fidanlarımız için uyanacağız!
- Dükkanının kepengini gözyaşlarıyla kapatan esnaf için uyanacağız!
- Emekliler işçiler ve memurlar için uyanacağız!
- Ve bu ülkeye adaleti, hukuku, demokrasiyi getirene kadar bir milim dahi geri adım atmayacağız!
Yol arkadaşlarım;
Ben size ilk seçimlere kadar güzel günler vadetmiyorum.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size mücadele vadediyorum! Ben size onur, haysiyet ve cesaret vadediyorum.
Düşmesin bizimle yola, evinde ağlayanların gözyaşlarını boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar. Bıraksın peşimizi, kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar.
Akın var, güneşe akın.
Güneşi zaptedeceğiz,
Güneşin zaptı yakın!

Buradan Sayın Özgür Özel’e ve Yeni Parti’nin kurucu iradesine Konak’ın kalbinden sesleniyorum: Yalnız değilsiniz! İzmir arkanızda, örgüt arkanızda, millet arkanızda! İzmir’in her bir sokağını, her bir mahallesini adım adım örseleyeceğiz. Bir tek kapıyı çalınmadık, bir tek yüreği dokunmadık bırakmayacağız!
Korkuya teslim olmayanlara selam olsun! Baskıya baş eğmeyenlere selam olsun! Umutsuzluğu yırtıp atanlara, yeni bir geleceği inşa etmek için yola çıkanlara selam olsun!
Gözyaşlarımız umudumuzun harcıdır. Yolumuz uzun, yükümüz ağır ama inancımız tamdır!
Yolumuz açık olsun, Yeni Parti’miz milletimize ve memleketimize hayırlı olsun! Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun!
