Anonim bir söz vardır, “suç, samur kürkü olsa kimse almaz üstüne.” Tarihe gidersek, Socrates: “Değişim istiyorsan önce kendinden başlayacaksın” der. Yine Herakleitos: “Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir” der. Mahatma Gandhi: “Dünya’da görmek istediğin değişimin kendisi ol” der.
Buradan bize dönersek, teoriye gelince, hepimiz statükonun karşısındayız. Hepimiz değişimi, çoğluculuğu, birlikte üretmeyi, birlikte yönetmeyi savunuyoruz. Saygıyı, sevgiyi kimseden esirgemeyeceğimizi, karalama, hasımlaşmanın bizim işimiz olmadığını söylüyoruz. Özel konuşmalarımızı gerektiğinde mezara kadar saklıyacağımızı söylüyoruz. Bu hoşta, pratik böylemi? Ne gezer…….
Dün Sn.Gürsel Erol’u dinlemeden önce, Sn.Özgür Özel’in açıklamalarını okumuştum. Sn.Özel diyor ki, “Uzlaşı Heyeti bana geldi, Sn.Kılıçdaroğlu ile görüşürken, şöyle şöyle bir teklifle Sn.Özel’e gidebilir miyiz?” diye sormuşlar? Sn.Kılıçdaroğlu’da, “sorabilirsiniz demiş ancak Sn.Özel kabul etmemiş.”
Şimdi bu ifadeler Türkiye’yi meşgul ediyor. Bu ifadeleri ilk olarak, Sn.Özel dile getirdi. Doğrulayan Sn.Erol. İkisinin sözlerine kamuoyunun önem verdiğini biliyoruz. Bu söylemlerin Sosyal Medyada viral olması gayet normaldir. Ancak bu açıklamalarda birkaç sorun gizlidir. Özel görüşmeleri açığa vurabiliriz, kamuoyuna da açıklayabiliriz, ancak bu sözler muhatapları yıpratmayı ve hasımlaştırmayı büyütmeyi hedefliyorsa söylemeden önce 10 kez düşünmeliyiz.
Çünkü; bu tür açıklamaların, şuyuu vukuundan beter oluyor. Yarın biraraya gelmemizin ayak bağı oluyor. Sormak isterim; Sn.Gürsel Erol, eğer CHP’nin grup başkanı seçilseydiniz, bu açıklamayı yapacakmıydınız? Yapmayacağınızdan eminim. Yine eminim, grup başkanı olsaydınız, AKP iktidarının ülkemizi bugünkü hale getirmesini eleştirecektiniz!
Sn.Özel, CHP’den ayrıldınız. Eleştirdiğiniz için, ayrıldınız. Bunu anlıyorum, ama bu ayrılışı desteklemiyorum. Umarım başarılı olunur. Ancak sizde biliyorsunuz ki, muhalefete muhalefet yapılarak, iktidar olunmuyor. Neden gündeme dönülmüyor? İktidarın bizlere yaptığı kötülükleri ağırlıkla anlatmak neden gündemimizin birinci maddesi olmuyor?
Bugünkü Yeni Parti grubunda güzel konuşmalarınızdan birini daha yaptınız. Örgütün yüreğini ferahlattınız. Mahalle Meclisleri oluutrulacağınızı, politikaların üretilmesinde ve kararların verilmesinde Mahalle Meclislerinin iradelerini kararlara yansıtacağınızı söylediniz. Bunun yanı sıra Genel Başkanı, İl, İlçe Başkanlarını üyeler seçecek ve seçilenlerin tümünü 3 dönemle sınırlayacağınızı duyurdunuz. Çok müthiş bir açıklama.

Size bir tek önerim var: şu kararların hepsini hayata geçirilmesini sağlaya bilirsiniz. Ancak sene sonunda yapılacak Kurultay’da tüzük değişikli maddesini gündeme koyup:
● Kendiniz istisna olun, ancak 3 dönem milletvekilliği yapanlara aday hakkı vermezseniz,
● Tüm adayların üyelerin oy kullanacağı ön seçimle belirlenmesini sağlarsanız,
inanınız, bu halk ve yıllardır tanıdığım üyeler sizi tek başına iktidar yapar. Aksi taktirde söylemleriniz 2023, Kasım Kurultayından verdiğiniz sözlerden öteye gidemeyecektir.
Sn.Kılıçdaroğlu ve Kadrosu içinde şunları söylemek istiyorum. Bugün grup toplantısını izledim. İktidarın halka yaptıkları kötülükler, keskin ifadelerle eleştirildi. Bu önemli, ancak sözler arasında Yeni Parti’ye göndermelerden artık vazgeçilmeli. Yeni Parti CHP’den ayrılmış ve merkezi iktidara muhalefet partilerden biridir. Bunlar, CHP çatısı altında çok konuşuldu, hatta partimizi yıpratırcasına konuşuldu. Muhalefete muhalefet yapılmaz. CHP’de ayrılmayanlarla yapılması gerekenleri ve kirlilik üzerine konuşabiliriz. Ancak diğer partiler hakkında konuşurken toplumun genel ahlak değerleri çerçevesinde konuşulmalı ve kirliliği kim yaratıyorsa elbetteki deşifre edilmeli.
Evet! CHP kirlilikten arınmalı, ama nasıl? Gelin bunu konuşalım. Gelin yapılacakları konuşalım. Kirliliğe tedbirleri konuşalım. Şöyleki:
● Kirlilik başta AKP olmak üzere çok sayıda partiyi sarmıştır. Kirlilikten arınmanın somut adımları hiçbir dönem atılmamıştır. Örneğin: Türkiye’de en büyük kirlenme araçların dan biri imar, diğeri ihale yolsuzluklarıdır. Şimdi CHP şunu ilan edebiliyor mu? Artık merkezi ve yerel idarelerde adrese teslim ihaleler dönemi bitti. Açık, şeffaf, rekabetçi, itirazları dikkate alan, kamu çıkarına uygun ihalelerin yapılacağı duyurulabilinecek mi? Yine 1 m2 yeşil imara açılmayacak. Kamu için yapılması gereken değişiklikler dışında, bir tek özel parsele ait imar değişikliği yaptırılmayacaktır, denile bilinecek mi?
● Ne kadar belediye CHP bünyesinde kaldıysa onlar denetlenecek mi? Bir uzman denetim heyeti göreve başlayacak mı?
● Daha bugün Menderes Bld.Başkanı gözaltına alındı. Bazı konuşmaları deşifre edildi. CHP buna yalandır mı diyecek, yoksa avukat görevlendirerek, araştırma mı yaptıracak? Bunu açıklamalıdır. Eğer ifadeler doğruysa sözkonususu belediye başkanı, ihraç edilecek mi?
● Haksız yere ve siyasi kararlarla otomatiğe bağlanarak düzenlenen operasyonlarla içeri atılanlara dur diyebilecek mi?
● Geçmişte iyi incelenmediği belli. Belediye başkanın ifadesinde esrar kullandığı kamuoyuna yansıyor. Bunu netleştirmek için CHP adım atacak mı? Bundan sonra, aday adamlardan hatta yöneticilerden, mal varlığı yanı sıra, adli sicilini ve uyuşturucu kullanıp, kullanmadığının raporunu isteyecek mi?
● Yolsuzlukla, çeteleşmeyle adı anılanlar, partiye yönetici yapılacak mı yoksa geçmişte adı anılanlar derhal partiden atılacak ve gelecekte bu isimler hiçbir şekilde partide barındırılmayacağı açıklanacak mı?
● İster Yeni Parti olsun, İster CHP, Nepotizm’den kurtulması için önlemlerini açıklayacaklar mı? Eskiden olduğu gibi, yöneticilerin çok sayıda aile fertleri, partide, kurumlarda görevlendirilecek mi?
Tüm Sosyal Demokratlara diyorum ki, gelin bulunduğumuz yerlerde bu tür sorunlarla uğraşalım, gerisi fanatik taraftarlıktır. Ne dersiniz?

YORUMLAR