Genç bir komedyen, mizah yapıyor, iktidar alınıyor ve Deniz Göktaş’ı gözaltına alıyor. Deniz Göktaş halktan biridir. Bu mizahı 86 milyonun çok büyük bölümü her gün yapıyor. Öyleyse herkesi tutuklayın, işi kökünden halledin. Buna gücünüzün yetmeyeceğini kendiniz de biliyorsunuz. Deniz Göktaş’ı derhal serbest bırakın!
Gelelim Muhalefete. Aklıma hemen Aşık Serdari’nin dörtlüğü geliyor:
“Nesini söyleyeyim canım efendim?
Gayri düzen tutmaz telmiz bizim
Arzuhâl eylesem deftere sığmaz
Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim”
Gerçekten muhalefetin, karşılıklı hasımlığı kahrediyor bizi. İktidar nefes aldırmıyor, ana muhalefet adeta bizimle dalga geçiyor.

Aşağıdaki pozları, sıradan bir üye verse bir ölçüde dikkate almazdım, ama sizler sıradan değilsiniz. O kadar hasımlaşmısınız ki, ne yaptığını, ne yazdığını bilmeyen birini Ankara il yöneticiliğine atıyorsunuz, tepki gelince sonra geri alıyorsunuz. Daha bu bunun etkisi bitmeden, 2024 yerel seçimlerinde İYİ Partide aday olan birini, genel sekreter yardımcısı yapıyorsunuz.
Diğeriniz, acısı hiçbir zaman kapanmayacak, Madımak katliamın yapıldığı günde beyaz gömleklerle poz veriyor.Selfi çekiliyor.Ne arınma budur, ne de halktan birileri olmak…
Sayın Genel Merkez Yöneticileri, lütfen partiye, anlık bu tür kişisel hesaplsızlıklarınızla daha fazla zarar vermeyin!
Eylül’de üyenin önüne sandığı koyun! CHP’nin üyeleri, 103 yıllık çınar yolunu kendi bulur. Hem doğru yapılaşmayı gerçekleştirir, hem demokrasiyi işletir, hem de iktidara karşı en kararlı muhalefeti yaparak iktidar alternatifi olur.

YORUMLAR