Bülent Arınç uzun süredir kamuoyunda nadiren görünen ama konuştuğunda tartışma yaratan isimlerden biri. Bu kez bir milletvekili transferi sonrası yapılan konuşma ve sergilenen tavır üzerinden, siyasetin kanayan yarasına dokundu:
Onur kaybı.
Eskilerin “tabasbus” dediği, bugünün diliyle yağcılık, dalkavukluk, yaranma çabası…
Arınç, bu tavrı yalnızca “ayıp” ya da “yakışıksız” bulmuyor; siyaseti çürüten bir hastalık olarak tarif ediyor.
Bu noktada referans verdiği isim manidar Cemil Meriç:
“Hiçbir lütuf, zilletli bir tabasbusa değmez.”
Bu cümle, aslında bugünün siyaset albümünün özeti gibi. Koltuk için eğilen omurgalar, rozet uğruna kaybedilen şahsiyetler, alkış almak için feda edilen itibarlar…
***

Meclisin İtibarı Kimden Sorulur?
Arınç’ın altını çizdiği asıl mesele bireysel bir konuşma değil.
Mesele, siyasetin genel seviyesi.
“Meclisin itibarı milletvekillerinin itibarıdır.”
Bu söz, Meclis Başkanlığı, Başından Sorumlu Başbakan Yardımcılığı yapmış bir isimden gelince daha da ağırlaşıyor. Arınç, kendi döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin güvenilirlik sıralamasında yukarı taşındığını hatırlatıyor. Bugünkü tabloya baktığında ise geriye gidiş görüyor.
Ve sebebi açık:
Niteliksiz insanlar, niteliksiz davranışlar, niteliksiz siyaset.

YORUMLAR