Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dursun Bulut
Dursun Bulut

DÜELLO DEVAM EDECEK!

Dün televizyon ekranlarında CHP adına yapılan bayramlaşma toplantılarını izlerken, bir kez daha kahroldum. Halk ve partililerin önemli kesimi de kahroldu. TV ekranlarında ve sosyal medyada her iki toplantıya katılan taraflar, yorumcular, yöneticiler, kendilerinden gurur duydular ve sayıları yarıştırdılar. Sosyal medya sayfalarında birbirlerine galiz küfürlerden, arkadaşlıktan çıkarmalarda zirve yaşandı. Bu durum, toplantılara katılanların veya TV’lerde izleyenlerin içine sokuldukları ruh hallerini sergiliyordu.

Konuşmalar ise, dünden sonra, olabileceklerin işaretini veriyordu.
Anlaşılıyor ki, düello yıkıcı, kahredici bir şekilde devam edecek. Sn.Kılıçdaroğlu, öz eleştiri yaparken, arınmadan, temizlikten, partiden uzaklaştırmaktan ve parti içi demokrasiden bahsederken sanki partiyi hiç yönetmemiş gibi, bir davranış sergiliyordu. Ayrıca söylediklerinin yeni bir operasyonlara neden olabileceğini umursamadan konuşuyordu.

Sn.Özel ise, Kurultay çağrısı yaparken, ön seçim istiyordu. Devamında meselenin kişisel olmadığını, meselenin, Sn.Erdoğan ile halkın arasında bir mesele olduğunu, alınan kararları, partimizin önünü kesme olarak, tarif ediyordu. Parasızlığa rağmen, kendilerinin yaptığı toplantının kıyas götürmez büyüklükte olduğunu sözlerine ekliyordu. Ancak geçmişte verdiği sözleri, hiç hatırlamadan konuşuyordu. Kabus gibi geçen günde, tek olumlu yan, mahşeri kalabalıkla Anıtkabir ziyaretiydi.

Aynı saatlerde ve karşılıklı ifade edilen sözleri dinlerken, bir Adana türküsü aklımdan geçti,
“Ölem ben, ölem ben
üstümü ört ki, ölem ben…”
Gerçekten insanı kahreden bir durumla karşı karşıyayız.

Olası gelişmelere değinirsem: Partimiz, yaklaşık 2 yıldır AKP yerine kendini tartışıyor. Dünkü Miting’lerden sonra, bu tartışma büyüyecek. FETÖ ve TESEV suçlamaları, karşılıklı yaygınlaşacak. Sn.Kılıçdaroğlu ihraçlarla işe başlayacağını ilan etti. FETÖ iltisaklığı, hırsızlık suçlaçlamalarıyla partimizin yeni bir çalkantı geçireceğinin ip uçlarını veriyordu. Oysaki, bizim tezimiz, iktidarın yargı sopasına karşı çıkmak ama hırsız ise derhal parti ile ilişkilerinin kesilmesi olmalı. Yine Sn.Özel, FETÖ suçlamalarına cevap verirken TESEV sayfasını ve esas FETÖ iltisakının, Sn. Kılıçdaroğlun’dan aranması gerektiğini söylemesi, düellonun devam edeceğinin başka bir emaresiydi.

İşte bu nedenledir ki, defalarca dikkat çektiğim başlıkları, tekrar etmeye devam edeceğim:

● Partide yanlışlar kim tarafından yapılırsa yapılsın karşı çıkılmalı.

● Parti terk edilmemeli.

● Parti kendini değil, AKP’yi ve onun yarattığı bozuk düzeni tartışmalı.

● Kişilerin işine geldiği zaman parti içi demokrasi akla gelmemeli. Parti içi demokrasi, her zaman diliminde hayata geçmesi zorunlu bir ilke olmalı,

● Düşmanlığın, hırsın yerini, dostluk, kardeşlik, yoldaşlık almalı.

● Partimiz, kişilerin öne çıkarıldığı bir parti olma yerine, fikirlerin yarıştığı, demokrasinin işletildiği, farklılıkların bir zenginlik olarak görüldüğü, katılımcılığı, şeffaflığı, çoğulculuğu olmazsa olmaz olarak gördüğü, bir parti olmalı.

● Kürt sorununa, demokrasi, eşit vatandaşlık, birarada yaşama, ana dilini özgürce konuşma olarak yaklaşılmalı.

● Önce emek diyen bir parti olunmalı.

● Çevreci, kamucu bir parti olunmalı.

● Laik, bilimsel, herkese parasız eğitim ve sağlık hizmeti savunulmalı.

● Parti içindeki Sol açısından, yine parti içinde kalarak, hizipleşmeden yeni bir çıkış yolu savunulmalı.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × 4 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER