Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Atila Sertel
Atila Sertel

KILIÇ DEĞİL, DİL YARALAR

Bir yazar düşünün…

Yıllarca halka akıl veriyor.
Demokrasi diyor.
Cumhuriyet diyor.
Aydınlanma diyor.

Sonra bir gün kaleminden şu söz dökülüyor:

“Kılıç artığı…”

Kime?

Bu ülkenin ana muhalefet partisine yıllarca genel başkanlık yapmış Kemal Kılıçdaroğlu’na.

Bu artık eleştiri değildir.
Bu siyasi tartışma değildir.
Bir Cumhuriyet yazarına yakışan bir dil iç değildir.

Bu, tarihin en kirli kuyularından çekilmiş zehirli bir sözdür.

Çünkü “kılıç artığı” denilen ifade; savaşlardan, kıyımlardan, sürgünlerden sağ kalanları aşağılamak için kullanılmış ağır bir nefret söylemidir. Bugün özellikle Alevilere, Ermenilere ve tarihsel acıların mağdurlarına yöneltilen ırkçı, ayrımcı bir hakaret olarak bilinir.

Mine Kırıkkanat sonra çıkıp “tarihçesini bilmiyordum” demiş.

Peki soralım:

Bilmediğin sözle nasıl yazarlık yapıyorsun?

Bir kelimenin tarihini bilmiyorsan,
bir deyimin kanlı geçmişinden habersizsen,
bir toplumun yarasına tuz basacağını hesap edemiyorsan,
o zaman halka hangi aklı öğretiyorsun?

Genel Başkanımız Özgür Özel’in tepkisi yerindedir. “Önceki Genel Başkanımızın hukuku bana emanettir” sözü, sadece Kemal Kılıçdaroğlu’na sahip çıkmak değildir; siyasetin insan onurunu çiğneyen dile teslim olmayacağını göstermektir.

Kemal Kılıçdaroğlu eleştirilebilir.
Siyaseti tartışılabilir.
Kararları sorgulanabilir.

Ama kimliği, inancı, kökeni üzerinden aşağılanamaz.

Bugüne kadar bir sürü cahil, cühela insan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için akıl almaz, olur olmaz dil saldırılarında bulundu. Sabırla sustuk, yanıt vermedik.
Ama bu son alçakça saldırı artık bıçağın kemiğe dayandığıdır.
Bundan sonra saldıranın gerekli yanıtı alması gerektiğini düşünüyorum.

Cumhuriyet Gazetesi yöneticileri de şunu düşünmelidir:

Cehaletini itiraf eden biri,
dilinin tarihini bilmeden insanları yaralayan biri,
Cumhuriyet’in değerlerini temsil eden bir gazetede daha ne kadar yer bulacaktır?

Çünkü mesele artık bir yazarın hadsizliği değildir.

Mesele şudur:

Kalem, kılıçtan keskin olabilir.
Ama o kalem nefretin mürekkebine batırılırsa, artık yazı değil yara açar.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sixteen + 15 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER