Aykut Erdoğdu…
Birlikte iki dönem milletvekilliği yaptık.
Gözünü budaktan esirgemez.
Gerçeği, doğruyu dile getirirken asla korkmazdı.
Aykut’u geri vitesi olmayanlardan olarak tanımlardım.
Geçen gün bir duyuru yaptı…
İnanın, aklım durdu.
Silivri’de tutuklular kalemlerini yanına alıp duruşmaya gidemiyormuş.
Yasakmış.
+++
O an anladım ki…
Bu iktidar kalemi silah yerine koyuyor.
Çünkü kalemden korkuyor.
+++
Düşünün…
Aynı dönemde bireysel silahlanma neredeyse serbest hale gelirken…
Kalem yasaklanıyor.
Silah serbest…
Kalem yasak.
Bu bile başlı başına bir fotoğraf aslında.
+++
Bu sabah…
Silivri 1 No’lu Cezaevi çıkışında yapılan aramayla
İBB tutuklularının kalemleri alınmış.
Mahkemeye gidiyorlar…
Ama not alamıyorlar.
Kendilerini savunacaklar…
Ama yazamıyorlar.
Ve dışarıdan kalem verilmesi de engelleniyor.

Mesele kalem mi?
Hayır.
Mesele çok daha büyük.
Bu, küçük küçük yasaklarla…
İnsanları yavaş yavaş kırma meselesidir.
Bu, sistematik bir aşağılama meselesidir.
Bu, “sen hiçbir şeysin” demenin başka bir yoludur.
+++
Oysa kalem…
Bir insanın hafızasıdır.
Savunmasıdır.
Onurudur.
Kalemi elinden alınan insanın
sadece not defteri değil…
Sesi alınır.
+++
Daha da acısı şu:
Bu uygulama, en tehlikeli suçlulara bile yapılmayan bir muamele olarak anlatılıyor.
Yani mesele güvenlik değil.
Mesele…
İntikam.
+++
Ve bir gerçek daha var:
“Kapılar açılsa geri dönerler” deniyor.
Bu söz bile tek başına çok şey anlatıyor.
Demek ki mesele kaçmak değil…
Mesele itibar kırmak.
+++
Bu ülke…
İki bin yıllık devlet geleneğinden söz eder.
Ama bir devlet…
Kalemden korkuyorsa…
Orada sorun büyüktür.
+++
Sözün özü:
Silahı serbest bırakıp kalemi yasaklayan bir anlayış…
Gücünü değil, korkusunu gösterir.
Ve unutulmasın:
Kalemi yasaklayabilirsiniz…
Ama yazılan gerçeği susturamazsınız

YORUMLAR