Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dursun Bulut
Dursun Bulut

OPERASYONLAR NASIL SON BULUR! (1)

İki yıla yakındır CHP’ye yönelik sürekli karalama yayınları ve operasyonlar yapılıyor. Yargı sopa gibi kullanılıyor. Yıllardır vatandaşın yargı önünde hak araması, neredeyse imkansız hale getirilmiş, güçler arası ayrılık prensibi bitirilmiş durumdadır.

Geçtiğimiz Pazar günü (22.04.2026), “Son Noktayı Koymanın Zamanı” başlığı altında geniş bir yazı yazmıştım. Partimizin durumunun giderek “tek düzeyliğe ulaştığını”, AKP’nin ise, partimize yönelik yaptırdğı bilinçli operasyonlarla “bozuk düzenini” gizlediğini yazmıştım. İşte bundan hareketle birkaç kez üst üste, sorunların tanımlarını ve önerilerimi somut örneklerle yazmaya çalışacağım.

Sosyal Demokratlar, Solcular olarak, biliyoruz ki, kararlara örgütlerimizi, halkı katamayınca aldığımız kararları, ya eksik kararlar olarak almış oluruz, ya da yeterince sahiplenilmesini sağlayamamış oluruz. Yine partimizin görüşlerini, projelerini yeterince halka ulaştıramayınca, partimize güveni de çoğaltamıyoruz. Oysaki, bizim temel ilkelerimizden biri katılımcılık, diğeri çoğulculuk, bir diğeri demokratik merkeziyetçiliktir. Bu ilkeler, parti içi demokrasinin olmazsa, olmazıdır. Her bir başlığı ele alırsak:

KATILIMCILIK İÇİN:
Partimizin doğruya en yakın kararlar almasını sağlar. Biz kararlarımızın, tamamına yakınını neredeyse MYK’da alıyoruz. Bu anlayışımızdan artık vazgeçmeliyiz.Tek düzeylikten kendimizi kurtarmalıyız. Dolayısıyla öncelikle ve hızla;

● Mahalle Meclislerinden, İlçelerden, İllerden başlatacağımız Danışma Kurullarıyla, Çalıştaylarla tam gün, “AKP’nin Stratejisi ve Ülkemizi Sürüklediği Uçurumdan Kurtuluşu” konuşmalıyız ve bu konuşmaları rapora dönüştürmeliyiz.

● STK’larla, Odalarla, Sendikalarla buluşup Türkiye’nin geleceğini konuşmalıyız ve önerilerini almalıyız.

● Yine mevcut anti demokratik seçim sistemi nedeniyle demokrasiden yana, tüm siyasi partilerle başlatılan görüşmeleri daha sık devam ettirmeliyiz.

ÇOĞULCULUK İÇİN:
Sol bir partinin en önemli ilkelerinden biridir. Çoğulculuk aynı zamanda, parti yönetimlerine farklı üye gruplarını katmak, birlikte yönetmek, birlikte partiye sahip çıkmaktır. Bu işleyişi maalesef kayıp etmiş durumdayız. Çünkü, ne nispi temsili, ne çarşaf listeyi (PM hariç) yönetimleri seçerken uygulamadık. Dolayısıyla tüm yönetimleri, çoğunlukçu yani %50+1 anlayışıyla oluşturmuş durumdayız. Bundan sonra hiç değilse farklı düşüncesi olan üyelerimizi, partimizin dışa dönük çalışmalarında buluşturmalıyız. Bu anlayış partide kamplaşmanın, hasımlaşmanın önünü keser

DEMOKRATİK MERKEZİYETÇİLİK İÇİN:
Partimizde hastalık haline gelmiş bir anlayış işliyor. Muhalefeti de, parti içi iktidarı da tahammülsüz ve dışlayıcıdırlar. Parti yönetimlerinden görev alamayanlar, ne partimizin bulunduğu binalara doğru dürüst gelip, gidiyorlar, ne de partimizin etkinliklerine katılıyorlar, ya da katılmaları sağlanıyor. Yönetimlerde bu durumda rahatsız değil, hatta mutlular. Parti görevinin her üyeyi kapsadığını, üyeye hatırlatmıyorlar, sonra da her iki kesimde 40 yıllık partili olmaktan övünüyorlar. Bu yanlış anlayış hızla terk edilmeli ve herkes göreve çağrılmalı. Unutulmasın! Nepotizm ve hırs bir hastalıktır, bulaştığı bünyeyi çürütür.

Son söz:
Parçalanmışlık görüntüsü, çıkmaz sokaktır. Partide birlik, halka güven verir, halkın güven duyması iktidarı getirir!

NOT: Yarın 2’inci yazımı eylemlikler üzerine sunacağım. Görüşmek dileğiyle…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

12 − 8 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER