Dün hakkımda x hesabı üzerinden, tanımadığım, bugüne kadar hiçbir siyasi, ticari, sosyal ilişkimin olmadığı bir grup tarafından tek merkezden koordine edildiği izlenimi veren organize bir saldırı kampanyası ile karşılaştım.
Öncelikle belirteyim ki, Siyasal Bilgiler okumuş biri olarak 1990’ların ortalarından bu yana fiili olarak da yaptığım gazeteciliği dün de bugün de “tarafsız” bir meslek olarak görmedim. Bugüne kadar hiç bir platformda “tarafsız gazeteciyim” demedim, bugün de demiyorum! Çünkü gazetecilik rüzgara karşı yürümek, hakkın, hukukun, adaletin, demokrasinin yanında doğrudan taraf olmak demektir!
Ömrünü adalet, özgürlük ve demokrasi için mücadele ederek geçiren biri olarak bana yönelik başlayan bu yeni ve organize saldırı kampanyasını başlatanlar bilsin ki, benim çizgim de duruşum da değişmez. Ben yalanın karşısında hakikatin, haksızlığın karşısında adaletin, çoğunluğun karşısında azınlığın sesi olmaya devam edeceğim, bunu yaparken de hakkımı yedirmeyeceğim!
Yüzbinlerce insanla buluşan ve kamuoyunda ses getiren fuarlar, festivaller, sempozyumlar düzenlemeyi, seçim kampanyaları yürütmeyi, danışmanlık yaparak emeğinin karşılığını almak suçmuş gibi göstermeye çalışarak karamala faaliyeti gerçekleştiren, kargaların bile güleceği şekilde “FETÖ ile bağlantılı bir firmaya aracılık ederek 400 milyon aldığım” (“yazı ile” dörtyüzmilyon!) yalanını yayan, yalanlar ve iftiralar üzerine kurulmuş “uydurma yorumları” (hem de Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile danışmanlık anlaşmasını bitirdiğimden kısa bir süre sonra), bir suç örgütü gibi organize şekilde dağıtıma sokan kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundum ve şüphelilerin basın yoluyla iftira (TCK m.267), hakaret, kişilik haklarına saldırı, hedef gösterme ve özel hayatın giziliğini ihlal ve kişsel bilgilerin hukuka aykırı yayınlanmasından dolayı cezalandırılmalarını talep ettim.
Yalanlara ve iftiralara inat rüzgara karşı yürümeye, karanlığın karşısında aydınlık için taraf olmaya devam!
Kamuoyuna saygıyla duyururum.
Necdet Saraç

YORUMLAR