Ege Kritik/Sait TEMUR
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi.
“İZMİR’İN 30 İLÇE BAŞKANI VE YÖNETİMLERİ CHP’DEN İSTİFA ETTİ”

Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa eden “Seçilmiş” il başkanı Güç’ün açıklamasından satırbaşları.
İzmir örgütümüz olarak bugüne kadar yaptıklarımızla tüm Türkiye’ye örnek olduk. Bu çabalar için öncelikle örgütümüze, yönetim kurulumuza, ilçe başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza, örgütümüzün bütün neferlerine çok teşekkür ediyorum.
İzmir olarak biz çok güçlü ve sembol bir şehir olduğumuzu her aşamada gösterdik.
Şimdi yeni bir yola çıktık. YENİ Parti milletimizin kurdurduğu, milletimizin sahiplendiği, milletimizin iktidarı olacak bir partidir.
YENİ Parti anlayışı ve dayanışmasıyla ülkemiz yeniden ayağa kalkacaktır. Bunu hep birlikte başaracağız. Çünkü bu vatan bizim. Bu vatan hepimizin. Bu vatan belirli bir zümrenin asla değildir. Asla da olmayacaktır.
Milletin azmi ve kararlılığı yine zorlukları aşacaktır.
Bu yolda liderimiz Özgür Özel’dir.
Özgür Özel liderliğinde Yeni Partimizi iktidar yapmak için hep birlikte çalışacağız.
Kararlılıkla çalışacağız.
Milletimizle birlikte çalışacağız.
Bugün bize düşen görev önümüze kim, ne engel çıkartırsa çıkartsın, iktidar hedefinden ayrılmadan çalışmaktır.
Milletimizin bizden istediği tek şey budur.
Yeter artık bizi bu iktidardan kurtarın diyen milletimizle kucaklaşmaktır.
Bugün tek hedefimiz var: Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğindeki Yeni Partimizle birlikte, bu kurtuluş mücadelesini, bu milli mücadeleyi iktidar zaferiyle taçlandırmaktır.
Zafer milletimizin olacaktır.
ülkemizin olacaktır.
adaletin olacaktır.
bağımsızlığın olacaktır.
cumhuriyetin olacaktır.
Zafer Türkiye Cumhuriyetimizin olacaktır.
İzmir’den de İzmir YENİ Parti İl Başkanlığı ve örgütü olarak milletimizle birlikte yürüyüşümüze devam ediyoruz.
Yerelde yürüttüğümüz sürece ilişkin de sizlerle bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.
Bugün itibarıyla 30 ilçe başkanımızın tamamı, ilçe yönetimleriyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılmıştır. Yeni partimize katılımını gerçekleştireceğiz.

“YENİ BİR YOLDA DAHA KARARLI VE İNANÇLIYIZ”
Gelinen bu noktada büyük emek veren, örgütümüzün sesine ve halkımızın beklentilerine kulak veren il yönetimimize, özellikle ilçe başkanlarımıza ve yönetimlerine, bu süreçte cesaret ve kararlılıkla hareket eden belediye başkanlarımıza, belediye meclis üyelerimize ve örgütümüzün tüm temsilcilerine yürekten teşekkür ediyorum.
İzmir, bizlere büyük bir onur yaşattı. İzmir’in birlik içinde hareket ettiğini, ortak akıl ve ortak iradeyle karar aldığını tüm Türkiye’ye göstermiş oldu.
30 ilçe başkanımızın örgütleriyle birlikte ortaya koyduğu bu irade; ülkeye olan inancın, millete duyulan sevginin ve topluma karşı hissedilen sorumluluğun güçlü bir göstergesidir. Bu tablo; istişare kültürümüzün, dayanışma anlayışımızın, halkın sesine kulak veren gerçek çok sesli siyaset anlayışının ve toplumsal duyarlılığın en somut örneğidir.
Bu nedenle samimiyetle söylüyorum; İzmir il örgütü olarak bir arada durmak, ortak hareket etmek ve bu tarihi süreci hep birlikte yürütmek bizler için büyük bir gurur olmuştur.
Büyük milletler, tarihlerinin kırılma anlarında gösterdikleri refleks, dayanışma ve mücadele iradesiyle varlıklarını sürdürürler. Bir milletin büyüklüğü yalnızca güçlü olduğu günlerde değil, zor zamanlarda nasıl davrandığında ortaya çıkar.
Kadim milletimiz de bugün karşı karşıya olduğu zorluklar karşısında sağduyusu, dayanışması ve direnç gücüyle tarihsel birikimini ortaya koymaktadır.
Bizler ise tarihin en doğru tarafında duranlar olarak kurtuluşun, kuruluşun ve milli mücadelenin şehri İzmir’de bu davranışı sergilemek yalnızca bir onur değil, aynı zamanda büyük bir tarihsel sorumluluk olduğunun farkındayız.
Uzun bir siyasi dönemin sonunda ülkemizin ağır ekonomik ve toplumsal sorunlarla karşı karşıya olduğunu görüyoruz.
Çiftçimiz borç yüküyle arazisini satıyor, işini bırakıyor. Emeklimiz yaşamını sürdüremiyor. Çalışanımız emeğinin karşılığını almayı bırakın geçinemiyor. Gençlerimiz mutsuz, umutsuz ve gelecek kaygısı taşıyor. Kadınlarımız ülkede güven ve adalet istiyor. Çocuklarımız ise anne ve babaları ile mutlu bir yaşam, huzurlu bir gelecek istiyor.
Bunlar yalnızca siyasi tartışmalar değildir.
Bunlar milletimizin altında ezildiği, mutsuzlaştığı ve umudunu kaybettiği hayatındaki gerçek sorunlardır.
Samimiyetle tüm siyasi görüşlerimi bir kenara bırakarak söylüyorum. 24 yılın sonunda her istediğini kolayca yapabilme yetkisine sahip iktidar ülkeyi koca bir bataklığa ve büyük bir iflasın içine sürüklemiştir. Milletimizden aldığı tam yetkiyi beceriksizliğiyle kullanamamış, milletimizi açlık ve sefalete mahkum etmiştir.
Hepimiz iliklerimize kadar hissediyoruz, kaybeden koca bir halk, gençler, kadınlar, memurlar, öğretmenler, çiftçiler, emekliler, askerler, polisler, akademisyenler, say say bitmez, iliklerine kadar bu zorluğu yaşamayan meslek yok. Mutlu olan bir avuç muhteris, bir avuç yandaş, bir avuç işbirlikçidir.
Ve mesele sadece bir ekonomik kriz de değildir; mesele, adalete duyulan güvenin, kurumlara duyulan inancın, liyakat anlayışının, fırsat eşitliğinin, siyasal ahlakın ve toplumsal dayanışmanın yerle bir olmasıdır. Yani devleti devlet yapan kurumlar ile milleti millet yapan değerlerin bu iktidar yüzünden yok olmasıdır.

Burada temel bir ayrımı yeniden hatırlamak zorundayız:
İktidar devlet değildir.
Siyasi iktidarlar değişir. Hükümetler gelir ve gider. Siyasi dönemler sona erer.
Ama devlet kalır.
Millet kalır.
Cumhuriyet kalır.
Vatanımız kalır.”
