Ege Kritik/Sait TEMUR
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, ülke gezileri kapsamında Ardahan’daydı.
Genel Başkan Özgür Özel, ilk olarak Ardahan’ın Çamlıçatak Köyü’nde kadınlarla bir araya geldi.
YENİ Parti lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Burada bir annemiz ‘Bizim köye gelmen mucize’ diyor.
Ben istiyorum ki bütün köylere gideyim, her yere ulaşayım.
Her yerden çok davet ediyorlar, çok seviyorlar, çok konuşmak istiyorlar.
Nasip buraya imiş, çok memnun oldum geldiğime” dedi.

“ESAS KURULUŞU MİLLETLE YAPACAĞIZ”
Özel, konuşmasına şöyle devam etti:
“Biz önceki parti ile seçimleri kazandık. Büyük bir başarı kazandık. Uğraştılar bizimle. Partimizi elimizden aldılar. Neyse, millet dedi ki ‘Yenisini kur.’ Yenisini kurduk, yürüyoruz. Biz YENİ Parti’yi hızlı kurduk Ankara’da milletvekilleriyle. Ama esas dedik ki ‘Biz köy köy, ilçe ilçe, şehir şehir gezeceğiz.’ Bugün Ardahan’a geldik, köyünüze geldik. ‘Esas kuruluşu milletle bir yapacağız. Millet bize söyleyecek’ dedik. Biz Ankara’da masalarda oturup uğraşınca, ‘Nasıl bu dertleri millete anlatacağız?’ diye düşünürken, şimdi geldik ve size sorduk. Ablam dedi ki ‘Başa geldiğinizde adamı olanı değil de arkada kalanı kayırın bundan sonra.’ Yakında televizyonda bunu duyarsın, ben diyeceğim ki ‘YENİ Parti gelince adamı olan değil, arkada kalanlar öne gelecek.’ Yaşa… 30 danışman tutsan, bir hafta çalışsalar, senin bulduğun bu sloganı bulamazlar. Seni tebrik ederim.” dedi.
“ÖZEL, ARDAHAN MERKEZDE ESNAF ZİYARETİ YAPTI”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ardahan’ın Kongre Caddesi’nde gerçekleştirdiği esnaf ziyaretinin ardından kendisini karşılayan vatandaşlara seslendi. YENİ Parti lideri Özel, “Hepinize çok teşekkür ediyorum. Bugün Ardahan’a gelirken böyle yüreğimde gidip de huzur bulduğum bir yere, dostları görüp de keyfimin yerine geldiği bir yere, en sıkıntılı zamanda sıkıntıları geride bırakıp iç huzuruna kavuştuğum bir yere gelmenin mutluluğuyla koşa koşa geldim. İyi ki varsınız, hepinizi çok seviyorum” dedi.

“HEMŞERİLERİNİZLE BİRLİKTE SİYASET YAPIYORUZ”
“Türkiye’nin dört bir yerinde Ardahanlılar geliyorlar, beni buluyorlar. Çok kıymetli hemşerilerinizle birlikte siyaset yapıyoruz. Tanıdığımız, tanımadığımız Ardahanlılar, Ardahan’ın Posof ilçesinden olsun, Çıldır’dan olsun, Göle’den olsun, geliyorlar, beni buluyorlar. Bir Manisalıyı görmüş gibi, sanki dün birlikteymiş de yine kavuşmuş gibi birbirimize sarılıyoruz. Bugün Ardahan’a geldim önce köyde köylü kadınların sorunlarıyla, hayvancılığın sorunlarıyla, maaşı, güvencesi ve emekliliği olmayan kadınların yaşadığı sorunlarla, evlatlarının gelecek kaygısıyla sohbet ettik. Bir kez daha bu sorunların hepsiyle yüzleştik ve bu sorunları YENİ Parti’nin iktidarında nasıl çözeceğimizi konuştuk ve o umutla, o kararlılıkla ve büyük bir sevgi bağıyla oradan ayrıldık. Geldik pazar yerini gezmeye. Sağ olun sizler, neredeyse hepiniz pazar yerine geldiniz. Pazar yerinde bir dokun bin ah işit. Bu mazot fiyatlarıyla, pazara bir ürün geliyor, gelene kadar akaryakıt fiyatına yüzde 60 etki ediyor. Tarlada 20 lira olan, pazarda 120 lira oluyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği dün açıklamalar yaptı, ‘Ürün tarlada kaç para, pazara gelince kaç para?’ Yüzde 95’le, yüzde 245 arasında ürünün havalesine göre, taşıma zorluğuna göre fiyatlar geliyor.”
“AYLAR ÖNCE UYARDIM, SUSTULAR, İNKAR EDEMEDİLER”
“Şimdi bugünlerde Türkiye’de çok tartışılan bir husus var. Aylar önce dile getirdim. Sustular, inkar da etmediler, doğrulamadılar da. Bir gece yarısı Sayın Erdoğan imzayı attı ve Türkiye’de sekiz tane otoyolu, iki tane köprüyü, iki şehrin de çevre yollarını 30 yıllık gelirini bugünkü parayla beş yıllığını verene satmaya karar verdiler. Şimdi bunlar milli varlık ama herkes şöyle düşünüyor. Mesela Bursa’nın çevre yolunu satıyor, buradaki vatandaşa İzmir’in çevre yolunun, otoyolların, oraya uzak, o yoldan geçmeyen vatandaşa bir maliyeti yok diye kimse sanmasın. Eğer bir şehre bir ürün dışarıdan geliyorsa; o ürün hem mazot, taşıma gideri, hem de kullanılan otoyolların masrafı direkt ürüne etki ediyor. Bugün otoyol özelleştirmesi altın yumurtlayan tavuğun satılmasıdır, evet. 30 yıllık geliri gelecek seneki seçimde kullanmak için yapılan bir uyanıklıktır, haksızlıktır, evet. Ama Türkiye’de gıda enflasyonunu bir kez daha kamçılayacak, körükleyecek ve gıda enflasyonunun düşmesine engel olacak işlerden biridir. Türkiye’nin en önemli otoyolları. Mersin’e de gidecek olsan, Artvin’e de gidecek olsan, Kocaeli’ne de gidecek olsan, nereden geçecek olursan ol geçeceğin otoyollar, bugün 1 lira olan yerlerin 5 lira olacak şekilde özelleştirilmesi gündemde.”

“TAYYİP’İ ÜZMEYEN İSTATİSTİK KURUMU, TÜİK”
“Bakın biraz önce pazarda uzun uzun konuştuk, dinledik. Türkiye’de gıda enflasyonu yüzde 35. Avrupa ortalaması düşmüş yüzde 1,2’ye. Yani biz güya gıdada geçmişte öyle öğreniyorduk ya, kendi kendine yeten yedi ülkeden biriydik, Ortadoğu’nun ve Balkanların tahıl ambarıydık, Avrupa’da satılan bütün meyvelerin; başta karpuz, kavun, şeftali, narenciye, üzüm ana üreticisiydik. Şimdi oralarda yüzde 1,2 gıda enflasyonu, bizde yüzde 35. 180 ülkeden 176’sı bizden iyi durumda. Kötü durumda olan İran var, Venezuela var, Güney Sudan var. Ukrayna vardı, Rusya’yla savaşıyor. O bile kendini kurtarmış. Bu üç ülkeden sonra dördüncü sırada gıdanın bir yıl önceye göre yüzde 35 pahalandığı ki TÜİK’in hesabına göre. Ne demek TÜİK? Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumu demek. Onun hesabına göre yüzde 35. Pazara git sor, pazarda her ürün geçen senenin neredeyse iki katı. Yüzde 50’den aşağıya fiyatı artmış bir şey yok. Ve Ardahan’a gelince. Ardahan her geldiğimde, en son 5 Ocak 2024’te caddede esnafı geziyorum. Hepsi bir önceki konuşmamızı ya da ondan önce Grup Başkanvekiliyken geldiğimi hatırlıyor, hatırlatıyor. Böyle en son geldiğinde eksi 24 derecede, herhalde belediyenin önündeydi. Konuşuyordum, ağzımdan çıkan buharlar kar olup yağıyordu yere. Öyle bir günde birlikteydik. Her geldiğimde Ardahan’da bir yönden iyi görüyorum şu anda. O da uzun süredir yapılmayan altyapı çalışmaları, yol, geçen sefer asfalt bütün Ardahan’da olmuştu, şimdi ana yollarla ilgili çalışmalar yapılıyor. Belediyecilik hizmetlerinde yapılmayan yapılıyor. Bunun için Faruk Demir’e kuvvetli bir destek istiyorum, alkış istiyorum. Bir de Ardahan’ın sorunları Meclis gündemine geliyor, konuşuluyor, tartışılıyor, çözüm önerileri dile getiriliyor. Özgür Erdem İncesu’ya bir teşekkür ediyorum, sizi temsil ediyor. Eczacı meslektaşım, bugüne kadar abi diyorduk ‘Yunus abi, Yunus abi.’ İl başkanı oldu şimdi. Yunus Bey’e de YENİ Parti’nin kurucu il başkanı olarak, tüm ilçe başkanlarımızla birlikte teşekkür ediyorum. Ve yıllar sonra Posof’u kazanan, bütün zorluklara rağmen dik duran, boyun eğmeyen, hizmet eden Posof Belediye Başkanımıza yürekten teşekkür ediyorum. Hepsinin de dediği şu, ‘Ya bu Ardahan’ın potansiyeli büyük.’ Zaten ben insanını anlatacak değilim. Dünyanın en misafirperver, en sıcakkanlı, birbirini seven, misafiri seven, gittiği şehre katkı yapan önemli bir şehir burası. Hepsinin anlattığı bir şey var. ‘Türkiye son 20 yılda, 25 yılda 60 milyondan oldu 86 milyon nüfusa geldik. Türkiye’nin nüfusu yüzde 35 arttı. Ama Ardahan’ın nüfusu 133 binden 92 bine geriledi.’ Doğru söylüyorum değil mi? Türkiye yüzde 35 artarken, büyürken; Ardahan maalesef yüzde 33 küçülmüş. Üç kişiden bir kişi gitmiş Ardahan’dan. Demin teyzemlerle sohbet ediyorum. Diyor ki, ‘Köylerde genç yok, yaş ortalamamız 60 – 70’ diyor. Genci Ardahan’da tutamayan, Ardahan’a gelen doktoru tutamayan, Ardahan’a gelen devlet memurunu tutamayan, gencine istihdam sağlayamadığı için büyük şehirlere genç nüfusunu kaybeden, küçülen bir şehir noktasına geldi Ardahan.”

“BU İMKANSIZLIKLAR ARDAHAN’IN AYAĞINA PRANGADIR”
“Ardahan geçen sene 1.4 milyar lira vergi vermiş, 1.3 milyar lira yatırım bütçesi almış. Yani gören Ardahan’ı, sanki milletin küçülüyor ya, sırtına yük gibi görüyor birileri Ankara’dan bakınca. Ardahan’a ne yapılıyorsa kendi yapmış. Kendi verdiği vergisiyle, sizlerin verdiğiniz vergilerle, sizlerden kesilen vergilerle kısıtlı bir yatırım bütçesi gelmiş. Ama aklı başında il başkanı, milletvekili, belediye başkanları, şehrinin önde gelen esnaf odalarının başkanları, esnafın kendisi, herkesin ağzında bir şey var. ‘Ya yapacakları iki tane şey var’ diyor. İki tane. Bir, Gürcistan için Posof Tüneli. Bir de Karadeniz’e doğru çıkmak için Sahara Tüneli. Hopa limanına varmak için Sahara Tüneli’ni yapacak. Bu Ardahan dediğiniz yer; bir yandan sınıra, bir yandan da denize birer saat mesafede bu ulaşım sorunu çözüldüğünde değil göç vermesi, bu kadar temiz bir hava, bu kadar güzel bir coğrafya, bu kadar avantajlı bir konumla bu Ardahan bir anda kendini aşacak. Ayrıca Ardahan’ın ya yıllardır, yıllardır… Ben ezberledim, şunu yapmaya bir ‘he’ diyemediler. Doğu Ekspresi geliyor mu? Geliyor, Kars’a kadar gidiyor. Geçen sene 10 bin 360 turist gelmiş, Doğu Ekspresi’nden inmiş, oralarda dolaşmış ve ta geri gitmiş. Ya ne olur Doğu Ekspresi Ardahan’a da gelse, Çıldır’a da gelse, buraya 10 bin turist ayak bassa kime ne zararı var? Gelene de yazık, bu kadar masraf etmiş. Binmiş o trene, gelmiş. Buraya kadar gelmiş; Ardahan’ı görmeden, Çıldır’ı görmeden dönüyor. Burada alışveriş yapsa bunun kimseye zararı yok ki. Kime zararı var? Bu şehrin esnafından yapılan alışveriş bu şehrin bütçesine yapılmış en büyük katkıdır. Karşılıksız yapılan bir katkıdır. Böyle olunca şehir hem bir cazibe merkezine gelecek, kendi markaları ortaya çıkacak; hem trenle turizm açısından, ulaşımla bu iki tünelin açılması yönünden o zaman bu şehre gelen devlet memuru da öğretmen de doktor da gitmeyi değil, hatta bu şehirde bir ömür geçirmeyi göze alacak. Çünkü burası çok güzel bir yer. Ama bu imkansızlıklar Ardahan’ın ayağına prangadır. Bu prangalardan Ardahan’ı kurtaracağız. Şunu göreceksiniz, YENİ Parti olarak Türkiye’nin bütün sorunlarıyla ilgili güçlü bir programımız var. Şimdi seçim beyannamesi, seçim vaatleri çalışıyoruz. Göreceksiniz ki Cumhuriyet Halk Partisi’nde geçmişte yazdığımız programa ben koydurmuştum, şimdi aynısını YENİ Parti’nin programına dahil ettik, ulaşımla ilgili meseleleri. Ardahanlıdan oy isterken iki tane tüneli ve Doğu Ekspresi’ni seçim beyannamemizde göreceksiniz. Buna oy vereceksiniz.”

“İLAN EDİLEN SÜT FİYATI YEM FİYATINA DENK”
“Ayrıca hayvancılıkla uğraşanlara bir dokun, bin ah işit. Hayvancılık Türkiye’nin her yeri için önemli ama Ardahan gibi bir şehir için çok, çok önemli. Bugün 20 liradan, 18 liradan süt sattığını söylüyor teyzeler. 24,30 lira Süt Kurumu’nun açıkladığı resmi fiyat. Genel olarak 22 liradan süt satılıyor. Ama sütlük yemin çuvalı bin 200 lira olmuş. Kilosu 24 lira. Yani Süt Kurumu’nun ilan ettiği süt fiyatıyla yem fiyatı aynı, bire bir. Normalde 1’e 1,5 olacak ki süt üreticisi para kazanabilirsin. Tabii ki burada doğal beslenme imkanları var, elbette burada belki bazı maliyetler daha düşük. Ama maliyetine insanlardan sütü almak süt hayvanını bıçak altına götürüyor. Et hayvanında yine Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin rakamı. 640 lira hayvanın kendisi, 640 lira etin kilosu burada. Ama gidip satın almaya kalktı mı; bin 250 lira. Yani bire bir katlıyor, üstüne geliyor. Bin 1250 liraya satılan etin 650 liraya elden çıktığı bir düzen AK Parti’nin kara düzenidir. AK Parti’nin kara düzenini bitirip YENİ Parti’nin yeni düzeninde yüzünüzü güldüreceğiz. Ayrıca Ardahan’da nasıl bir kış olduğunu en iyi görenlerden, bilenlerden birisiyim. Ya şimdi biz de Manisa’da doğalgaz yakıyoruz. Kışın ‘Çok soğuk oldu’ diyoruz, 5-6 dereceye düşüyor. Bizim doğalgaz sayacı böyle yavaş dönüyor. Sizin burası maşallah eksi 34 derece, böyle hızlı dönüyor. Doğru mu? Şimdi benle sana doğalgazı eşit fiyata satmak eşitlik mi? O yüzden devlet devlet olacak, buna bir bakacak. Ben bu doğalgazı Manisa’da şu fiyata satabilirim ki orada da çok pahalı, onu da indireceğiz. İstanbul’da bu fiyata satarım. Ama doğuya geldikçe bilhassa kış aylarında, bak yazın aynı fiyata alalım ama kasım, aralık, ocak, şubat, sizde hatta mart… Ta ‘mayıs’ diyorlar. Bu aylarda hiç değilse o doğalgaz sayacı böyle delirmiş gibi dönerken size mutlaka indirim yapmak lazım. Milletvekilimiz bu konuda kanun teklifi verdi. Takip ediyoruz. Demişler ki ‘İndirim yapmayacağız da bu sene zam yapınca belki o zammı uygulamayacağız.’ Bak, bak, hesaba bak. Biz adamdan indirim bekliyoruz. O diyor ki ‘Zam yapacağım, belki Ardahan’a uygulamam.’ YENİ Parti’nin yeni düzeninde ilin ortalama sıcaklık değerine göre ısınmak için kullanılan doğalgazda dezavantajlı coğrafyalara, soğuk illere indirim tarifesi uygulanacak. Bunlar olmazsa olmaz. Yani bunlar hızlı şekilde çözülmesi gereken işler.”
“DOKTOR TAM ZAMANLI OLACAK, VATANDAŞ MAĞDUR OLMAYACAK”
“Aile hekimliği sistemine geçildi geçileli köylerde sağlık ocakları doktorlarını kaybetti, haftada bir kere sağlık ocağına yarım gün doktor gidiyor. Doktorun suçu değil, planlama hatası. Aynı reçetenin her yerde işleyeceğini düşünüyorlar. Olmaz. O yüzden bu aile hekimlerinin, özellikle hastasını müşteri gibi gören, aile hekimini tüccar gibi gören ve sistemi de tamamen aradan devleti çeken bu yaklaşımdan bilhassa köyler için, kırsal mahalleler için, nüfusu düşük yerler için, özellikle devletin doktoru gidecek oralarda tam zamanlı görevini yapacak, vatandaş mağdur olmayacak. Bunun sözünü veriyorum. Ayrıca devlet aile hekimini tüccarlaştırmayacak, onu o gözle görmeyecek. Onu bir sağlık emekçisi olarak görecek. Yok ‘Kiranı kendin öde, şunun parasını kendin yap’, bunlar olmayacak. Vatandaşa gelince hastanede, eczanede, maaşından kesilen, devamlı bitmeyen bir kesinti var. Bitmeyen kesinti. İlaç yüzde parası, ‘En ucuzunu ödüyorum’, aradaki fiyat farkı parası. ‘Ucuzu yok, en pahalısını al. Almazsan şunun parası.’ Muayene parası. Yok efendim ‘Tahlil yaptırdın, film çektirdin. Onu bilmem ne parası.’ Bunların tamamını ortadan kaldıracağız ve bizim iktidarımızda, YENİ Parti’nin yeni düzeninde bir torba ilaç almak için üç yerde para verme uygulamasının son vereceğiz.”

“İKTİDAR KENDİ ZENGİN ETTİKLERİNİ HİÇ ÜZMÜYOR”
“Ve şu kadarını söyleyeyim. Ardahan’ın güzel insanları, Ardahan’ın sorunları çözülmeyecek sorunlar değil. Ardahan’daki emeklinin, çalışanın, hayvancılıkla uğraşan, çiftçilikle uğraşanın, ya da esnafın sorunları çözülmeyecek sorunlar değil. Millet neye kaynak ayrılacağını, iktidar kimin için siyaset yaptığını bilecek. Bugünkü iktidarın siz hiç örneğin otoyollar yaptırıyor, ‘Sen dışarıdan parayı bul getir, 30 yıl boyunca buranın geliri senin. Ve geçmezse benden sana geçiş garantisi, sana ödeyeceğim’ diyor. Havaalanı yaptırıyor, uçuş garantisi. Afyon’daki havaalanından ‘100 uçuş olacak’ demiş, bir oluyor 99’u cepten. Şehir hastanesi yaptırıyor, hasta garantisi veriyor. Tünel yaptırıyor, geçiş garantisi veriyor. Siz bunları aksattığını duydunuz mu AK Parti’nin? Hiç duydunuz mu? Garantiyi kendine veriyor, kendi zengin ettiklerini hiç üzmüyor. Ama nerede Ardahanlı emeklinin geçim garantisi? Millete geçiş garantisi var, Ardahanlı emeklinin, işçinin, çiftçinin geçim garantisi yok. AK Parti’nin kara düzeninin garantileri bitecek, milletin geçim garantisi dönemi YENİ Parti’nin iktidarında gelecek.”
“EMEKÇİYE GEÇİM GARANTİSİ VEREN YEPYENİ BİR DÜZEN KURACAĞIZ”
“Süt üreticisine, doğru fiyattan ilan edilmiş. Bugün yemin 24 liradan kilosunun olduğu yerde 30 liranın altına süt sattıramazsınız. 30 liraysa fiyat, 30 liradan alım garantisi. Et üretiyor, etin üretimi belli, devlet tarafından alım garantisi. Diğer taraftan buğday üretiyor, buğdayın fiyatı ilan ediliyor, 16 lira. 12 liradan işlem görüyor. Asgari ücretin altında bu karşındaki cağ kebapçısı bir tane eleman çalıştırsa devlet gırtlağına çöker. Ama buğdayda taban fiyat var, altında işlem yapıyorlar, kimse dinlemiyor. Bütün ürünlerde taban fiyatın altında işlemin yasak olduğu, tüm ürünlere devletin planlama yaptığı, doğru ürüne yönlendirdiği, yönlendirilen ürünü dikenlere hak ettiği desteklemeyi verdiği, bugünkü gibi ‘Gayrisafi Millî Hasıla’nın yüzde 1’i’ der kanun, binde 2’sini veriyorlar, yani beşte birini veriyorlar. Mutlaka bunun düzeleceği, emekliye, emekçiye, çiftçiye ve esnafa geçim garantisi vaat eden yepyeni bir düzen kuracağız hep birlikte.”

“YÜZÜNÜZÜ GÜLDÜRMEYE GELİYORUZ”
“Son sözüm şu olsun, bugün Ardahan’dayız, yine geleceğim. Seçimden önce geleceğim. Ama size şunu söyleyeyim, Eczacılar Odası yöneticisi olarak geldim, Ardahan’la tanıştım. Sonra bir genç milletvekili olarak geldim, Grup Başkanvekili olarak defalarca geldim, Grup Başkanı olarak geldim. Önceki partinin Genel Başkanı olarak geldim, YENİ Parti’nin kurucu Genel Başkanı olarak buradayım. Size söz veriyorum, Ardahan’a iktidar partisinin Genel Başkanı olarak geleceğim. Yüzünüzü güldürmeye geleceğim. Herkesin yüzünün güldüğü, kimsenin geride bırakılmadığı yepyeni bir dönem için geleceğim. 100 yıl önce nasıl bu ülkeyi sizin, benim gibi Atatürk’e inanmış kadrolar ve Türk milleti hep bir elden ayağa kaldırdı, şaha kaldırdıysa biz de hep bir elden burayı ayağa kaldıracağız, şaha kaldıracağız. Bütün sorunları teker teker çözecek kadrolarımız var, gücümüz var. Yeteneğimiz var, inancımız, cesaretimiz var. Sizin YENİ Parti’nin yeni yolculuğuna desteğiniz var mı? Ardahan YENİ Parti’nin iktidar yolculuğunda arkamızda mı? İşte siz arkamızda durdukça bizi ne susturabilirler ne geri adım attırabilirler ne diz çöktürebilirler. Dimdik ayaktayız, sonuna kadar mücadele edeceğiz, biz kazanacağız. YENİ Parti, Türkiye’nin yeni partisidir. YENİ Parti, Ardahan’ın yeni partisidir. Ardahanlılar’ın, Çıldırlılar’ın, Posoflular’ın yeni partisidir. Ardahan’ın YENİ Partisi, Ardahan’a sevgilerini sunuyor, saygılarını sunuyor. Hepinizi çok seviyoruz, iyi ki varsınız.”
