Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ZEYNEL EMRE’DEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

HABER/Sait TEMUR Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel

HABER/Sait TEMUR

Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

Emere’nin konuşmasından öne çıkanlar;

“Asgari ücretin 39 bin lira olması bile düşük”

Asgari ücret komisyonu toplantısı hakkında da değerlendirilmelerde bulunan Zeynel Emre, şunları söyledi:

“Biz asgari ücretin bu ülkenin en az 39 bin lira olması gerektiğini ifade ediyoruz. Bunu da küçük işletmeleri koruyarak yapabileceğimizi söylüyoruz. Eğer işte temsilcileri o toplantılara katılır ise biz bu düşüncelerimize orada göndereceğimiz bir heyet ile birlikte nasıl gerçekleşebileceğini de sunmayı hazırız. Şu anda asgari ücret komisyonu toplandı. Biz 39 bin lira olsun diyoruz bunun altında yokuz diyoruz. Bu bile yetmez ama en azından asgari düzeyde insanların hayatını devam ettirecek bir arayış, bir çalışmanın içerisinde bulunmamız lazım. Biz ülkedeki sosyal sıkıntıların farkındayız ve her alanda düzeltme yapmak için acaba içerisindeyiz.”

TBMM’deki Skandan”

“Bugün maalesef TBMM büyük bir skandal ile çalkalanıyor. TBMM’de staj yapmak için gelen kız çocuklarının tacize uğradığına yönelik iddialar var. Bu iddialar üzerine soruşturma açıldığı ve bir kişinin gözaltına alındığı bilgisi var. Oradaki ifadelere baktığımız zaman buradaki öğrenciler, evlatlarımız maalesef bazı personellerin Bu çocuklara ‘küçük sevgilim’ diye hitap ettiği ve bu çocuklarımızın istismar edildiğine yönelik bilgiler var. Tabii bunu birkaç sapığın meselesi olarak değerlendirmemek lazım çünkü bu yıllardan beridir halının altına süpürülen sorunların bir sonucudur. Türkiye’de ciddi bir suç patlaması vardır. Bu her alanda ortaya çıkıyor. Bugün maalesef TBMM’de dahi kız çocuklarımız taciz edilebiliyor. Yine ikinci bir olay, bu da ibretliktir; Antalya emanette bulunan 50 kilo gümüşün 25 kilo altının onu orada muhafaza etmekle yükümlü görevli memurun alıp çocukları ile birlikte yurt dışına kaçması. Düşünebiliyor musunuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde sokakları, meydanları, evleri bıraktık adaleti sağlamak ile görevli, yetkili bulunan bir yerin adli emanetinde hırsızlık yapılabiliyor.

“Ülkemizdeki fırsat eşitliği AKP eliyle ortadan kaldırılmış durumdadır”

Bizim ülkemizde yoksullukla mücadele edilmiyor, palyatif önlemlerle geçici yönetme şekli ile sorun örtülmek isteniyor. Bu yüzden biz diyoruz ki çocuklarımız için gerçek bir seferberlik ilan etmeliyiz. İlkokuldan ortaokula, ortaokuldan liseye yurtlara, mezun olduktan sonrasına kadar bütün çocuklarımız ile ilgili her türlü şiddette sıfır tolerans politikası uygulamamız lazım. Bağımsız denetim mekanizması ailelere ve çocuklara güçlü bir şekilde psikolojik destek sağlanmalıdır. Organize suçla sahici mücadele edilmek durumundadır. Cumhur İttifakı mensuplarına sesleniyoruz; bu ittifak mensuplarının özellikle mafya siyaset, bürokrasi ilişkisini kesen ve gençlere örnek olacak bir düzene gelmesi gerekir. Ülkemizde genç işsizlikle mücadele etmemiz bir gün eğitimde fırsat eşitliği için mücadele etmemiz lazım. Bugün ülkemizde fırsat eşitliği kalmamıştır, bugün Doğuda, Orta Anadolu’daki bir çocuk Ankara’da ve İstanbul’da varlıklı bir ailenin çocuğuyla yaşama aynı şartlarda gitmemektedir. Ülkemizdeki fırsat eşitliği AKP eliyle ortadan kaldırılmış durumdadır.

“Bunu bir asrın felaketi olarak görmemiz lazım”

Yakın zamanda büyük bir acı yaşadık. 2023 yılında 6 Şubat depremlerini yaşadık ve depremde 50 binin üzerinde canımız gitti. Milyonlarca aile bunlardan etkilendi. Biz bu deprem soruşturmalarını incelemek üzere 11 ilde gerçekleştirilen soruşturmalarla ilgili CHP olarak geçtiğimiz yasama döneminde 11 ilin başsavcılıklarında toplantı gerçekleştirdik. Yürüyen soruşturmalar ile ilgili bilgi aldık, baroları ziyaret ettik, oradaki kayıpların beni böyle acıların bir daha yaşanmaması için, sorumluların eksiksiz şekilde ortaya çıkartılması için eksiksiz bir şekilde çaba sarf ettik. Bugün de devam eden davaları takip ediyoruz. Kahramanmaraş’ta görev yapan bilirkişiler 20 dosyada bilirkişilik hizmeti veriyorlar. Bir dilekçeyle yaşadıklarını anlatarak bu 20 dosyadaki bilirkişilikten istifa ettiklerini duyurdular. Bu bilirkişiler farklı çevreler tarafından tehdit ediliyor, hedef gösteriliyor ve bu davalarda objektif şekilde görev yapmaları engelleniyor.

Bu yaşadığımız ilk değil. Meclis’e 11. Yargı Paketi olarak sunulan paket içerisinde burada depremle ilgili suça karışan müteahhitler, yapı denetimciler, sorumlular da infaz düzenlemesinden faydalanacak, cezaları düşecek. Bir cezasızlık rejimi inşa ediliyor ve o davalarda görev yapan bir avukat meslektaşımız olacak muhtemel öngörüleri bir toplantıda anlatıyor avukatına Naim Eminoğlu deprem affı olarak düzenlemeye karşı düşüncelerini ifade ediyor ve bu kişi de tutuklanıyor. Bunu bir asrın felaketi olarak görmemiz lazım. Eğer ki bu düzenleme ile orada yüz binlerce insanın mağduriyeti karşısında sorumluları affedilirse ortada bir asrın katliamı olur ve bunun da bizatihi sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yetkileridir.”

“Ortada bir adalet krizi vardır”

Ortada bir adalet krizi vardır. Adalet başlığı ekonomiyi, toplumsal huzuru her şeyi etkiliyor. Buraya düzeltemezseniz başka hiçbir şey düzeltemezsiniz. Dün Adalet Bakanı Meclis Genel Kurulunda bir konuşma yapıyor ve ‘Türkiye Cumhuriyeti devleti demokratik bir hukuk devletidir’ diyor. Hakim Savcılar Kurulu 13 kişiden oluşuyor ve bunun başkanı Adalet Bakanı bu yapının oluşumunda Adalet ve Kalkınma Partisi söz sahibi.

Durmadan yargı paketleri geliyor, reform paketleri geliyor. Siz bir şeyi reform edeceğinizi söylüyorsanız zaten bir şeyin kötü gittiğini söylüyorsunuzdur. 11 yargı paketi ile övünen bir adalet bakanı ve yetkililer var. Gerçek anlamda bir adalet duygusunu ortaya çıkartmak, insanlara bu duyguyu vermek istiyorsak önce parti rozetini çıkartarak objektif bir hukukçu olarak meselelere yaklaşması lazım. Herkesin savcılık makamı iktidara yakın mı yoksa muhalefete yakın dosyaların mı daha dikkatli ile özenle bakıyor bunu da kamuoyu bilmektedir.”