Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ÖZGÜR ÖZEL ‘EMEĞİN KENTİ’ KOCAELİ’DE KONUŞTU

HABER/Sait TEMUR Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli’nde

HABER/Sait TEMUR
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli’nde gerçekleştirilen ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ Mitingi’ne katıldı.

Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel: “Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel. Dumanı dağıtacak yıldız-poyraz başladı. Bahar yakın demek ki mevsim böyle kışladı. Bu fırtına yarınki sütlimanlara bedel. Hava döndü işçiden, işçiden yana esiyor yel.”

Emeğin, alın terinin başkentinde; dayanışmanın, kardeşliğin başkentinde bu güzel meydanı saygı ile selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Kocaeli’nin, canım Kocaeli’nin yeşiline merhaba, denizine merhaba. Bu meydanı dolduran her görüşten ama iradesine, seçtiğine, sandığa sahip çıkan; haktan, hukuktan, adaletten yana olan Kocaeli’nin bütün demokratlarına merhaba” dedi.

“EMEKLİLERE SÖZ VERİYORUM”

“Buradan söz veriyorum. İktidara ilk geldiğimizde en düşük emekli maaşını bir asgari ücret, bir dönem sonra 1,5 asgari ücrete çıkaracağız. Bayram ikramiyelerini bir asgari ücrete çıkaracağız.”

Özel’in konuşmasından satırbaşları:

“HALKÇI BELEDİYECİLİĞİ KOCAELİ’NİN TAMAMINA GETİRECEĞİZ”

“Kocaeli’yle aramıza uzun yıllar girdi. 1999’dan bu yana Kocaeli büyükşehir belediyesini kazanamadık. Ama burada kusuru Kocaeli’nde aramadık. Kusuru kendimizde aradık. Hiç Kocaeli’ne küsmedik. Onun tercihine burun kıvırmadık, Kocaeli’ne sırtımızı dönmedik. İzmit Belediyesi’ni iki seçimdir kazanırken bu seçimde onun yanına Derince’yi ve Karamürsel’i ekledik. Derince’ye, Karamürsel’e, İzmit’e ve bütün Kocaeli’ne selam olsun. Bu güzel meydan için ki bu meydan bir partiye ait değildir ama ev sahipliği çin Kocaeli örgütümüze, il başkanımıza, tüm ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Kocaeli’nin birbirinden çalışkan üç değerli milletvekili Harun Yıldızlı’ya, Nail Çiler’e ve Muhip Kanko’ya teşekkür ediyorum. İzmit’te verdiğiniz yetkiyi kullanıp, bir dönem hizmet edip, bir sonraki dönem iki kişiden birinin oyuyla seçilen çok değerli kardeşim Fatma Kaplan Hürriyet’e, Derince’de SertifGökçek’e, Karamürsel’de Ahmet Çalık’a verdiğiniz destekler için bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum. Kabul etmek gerekir ki geçen seçim Kocaeli Büyükşehir için gerekli cesareti, üzerimize düşen sorumluluğu vaktiyle gösteremedik. Öyle olsaydı o önemli rüzgarda, Türkiye’nin yüzde 65’ini kazandığımız, Ege’de kazanmadık il bırakmadığımız o büyük zaferin akşamında hiç şüphe yok ki Kocaeli Büyükşehir de bizde olacaktı. Ama buradan Kocaeli’ne söz veriyoruz. Önümüzdeki seçimlerde halkçı belediyeciliği Kocaeli’nin tamamına getireceğiz.”

“PARTİYE DEĞİL, DOĞUM YAPAN ANNEYE ARAÇ TAHSİS EDİLİYOR”

“Bugün burada, İzmit’te Fatma Kaplan Hürriyet’in yaptıkları önümde. Geçmişte Meclis’te de birlikte çalıştık. Tabii Tahsin Tarhan’ı, Haydar Akar’ı, Kocaeli’nden birlikte çalıştığımız önceki dönem milletvekillerimizi de selamlayarak, Meclis’ten sıra arkadaşımın memleketinde yaptıklarını gördüm. Bunu bütün Türkiye ile paylaşmak isterim. Öncelikle Ramazan ayında iki ayrı kent lokantasının ücretsiz iftar yemeği verdiğini, günde bin kişiye ücretsiz iftar yaptırdığını, beş kreş açtığını ve altıncının yolda olduğunu, nikah salonunda yoksul çiftlere 1 lira karşılığında nikah kıydırıldığını, 2025’te 37 ton sebze ve meyvenin ürettirilip yoksullara dağıtıldığını büyük bir memnuniyetle takip ettim. Her biri açılışlarının birçoğuna beni de grup başkanvekiliyken çağırırdı. Burada da bazısına katıldığım, bazısına arkadaşlarımızın geldiği Otizm Spor ve Yaşam Evi, Çınar Akademi, meslek edindirme kursları, Alzheimer Yaşam Evi, kadın girişimciler merkezi vatandaşa hizmete devam ediyor. Belediye tiyatrosu ödüller aldı, İzmit’e bir tiyatro salonu da kazandırıldı. 0-2 yaş bebeği olanlar için örnek bir uygulama Anne Taksi çalışıyor. Türkiye’de yapılan her hizmet bir başka belediyeye ilham oluyor. Anne Taksi uygulamasında iki yaşına kadar çocuğu olan annenin bir telefonuyla emrine amade bir belediye aracı tahsis ediliyor. İstanbul Büyükşehir’i AK Parti’den aldığımızda İstanbul Büyükşehir’in, kamunun parasıyla AK Parti ilçe başkanlığına, il başkanlığına, kadın kollarına tahsis ettiği araçlar koca bir meydana sığmamıştı. Listelerini gösteriyoruz. Tek birine itiraz edemiyorlar. Partisine, yandaşına değil doğum yapan gariban anneye araç tahsis edenlere helal olsun.”

“DÜŞECEKSİN MİLLETİN YAKASINDAN, BAŞKA YOLU KALMADI”

“Öyle bir memleket ki küvözdeki yenidoğan bebekleri öldürürler, göreve devam. Otel yanar, Kartalkaya’da. Sorumlu bakan göreve devam. Attığı her adım bir felaket, tarihteki en büyük rezalet; Milli Eğitim Bakanı göreve devam. İstanbul’daki seyyar giyotin, gelmiş Ankara’ya, Türkiye’deki adaletin başını vurmaya. Elle tutulacak tarafları yok. Ama şu kadarını söyleyeyim şu meydana. Artık biz Tayyip Erdoğan’dan bakan değişikliği istemiyoruz. Biz Tayyip Erdoğan’dan emekliye zam, asgari ücrete düzenleme, çiftçiye destek, hiçbir şey istemiyoruz. Bir tek şey istiyoruz. Ne istiyoruz? Sandığı istiyoruz. Sandık gelecek AK Parti’nin kara düzeni bitecek. Halkın, emekçinin, bu milletin iktidarı başlayacak. Bu koca meydandan sesleniyorum. O sandık gelecek, bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak. Ne diyorsunuz? Ülkenin Cumhurbaşkanını, yani yürütmenin başını istifaya davet ediyorsunuz. Haklı mısınız? Sonuna kadar haklısınız. Niye? Çünkü ‘Ben biliyorum’ diyor. ‘Sorumlusu benim, ben’ diyor. O zaman Dilovası’nın da sorumlusu sensin, diğer tarafta Gebze’deki olanın da sorumlusu sensin. Bu kadar açlığın, yokluğun, yoksulluğun, işsizliğin, buradaki susuzluğun, elektrik kesintisinin de sorumlusu sensin. Artık bunların hiçbir tanesinden Türkiye’nin kurtulma ihtimali kalmamıştır Tayyip Erdoğan’dan kurtulmadan önce. Bakın acaba Sayın Erdoğan’a haksızlık ediyor olabilir misiniz? Ama rekortmen, beş tane madalyası var. Vallahi var. Beş madalya var. Yönettiği Türkiye yoksullukta Avrupa birincisi. Yüksek enflasyonda Avrupa birincisi. Yüksek faizde Avrupa birincisi. İşsizlikte Avrupa birincisi. Gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisi. Beş madalya, beşi bir yerde takmış boynuna. Beş kara madalya boynunda. Buradan kendine sesleniyorum. Meydanlar Türkiye’nin dört bir yanında sandık istiyorsa, seçim istiyorsa, ‘istifa’ diye inliyorsa artık düşeceksin bu milletin yakasından. Başka yolu kalmadı.”

“EMEKLİLERİ KOLA KUTUSU GİBİ EZDİLER”

“Memlekete bakın memlekete. Açlık sınırı 31 bin lira. Yoksulluk sınırı 102 bin lira. En düşük emekli maaşı 20 bin lira. Asgari ücret 28 bin lira. Ortalama çiftçi geliri 19 bin 700 lira. Bir göreyim meydandaki emeklileri. Öyle ki önce şunu söyleyeyim. Ama devlette ama serbest, bu ülke için, bu millet için, bu devlet için çoluğunu çocuğunu geçindirmek için ellerini nasırlananlara, dirsekleri çürüyenlere, gözlük camları büyüyenlere Kocaeli’nden kocaman bir selam olsun hepinize. Bir ülke emeklisine nasıl davranıyorsa o kadar medenidir. Yıllarca çalış, çabala, didin, vergi ver. Her şeyi yap. Günü gelince ‘Haydi sen artık eve, yeter çalıştığın. Biz sana bakacağız’ de. Sonra da en düşük emekli maaşını 20 bin lira yap. Beş emekli bir araya gelse yoksulluk sınırını geçemiyor. Dört asgari ücretli ancak bir yoksul edebiliyor. Bugün 28 bin lira asgari ücretle geçinmek mümkün değildir. Ancak asgari ücret alan için çok düşük, veren için yüksek bir hale gelmiştir. Bunun için asgari ücretle çalışan çalıştıran, 10 kişiye kadar çalıştıranlara 10 bin 600 lira diye önerdiğimiz, belli gruplara örneğin tekstile farklı desteklemeler önerdiğimiz, hem asgari ücret ücreti 39 bin lira yapacak, hem de maliyetleri işverenin sırtından alacak tekliflerimiz Meclis’te beklemektedir. Buradan açıkça söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında asgari ücret bugünkü parayla 39 bin olacaktır. Ancak 10 bin lira sosyal güvenlik desteklemesiyle bu yük işverenin, bilhassa KOBİ’lerin, küçük işletmelerin, esnafların sırtından alınacaktır. En düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak, daha sonra bu iktidardan önce olduğu gibi 1,5 asgari ücret seviyesine çıkarılacaktır. Tarımda hak edilen destekleme beşken, bir verilmektedir. Kanunda yazan desteklemenin beşte biriyle çiftçiler perişan edilmektedir. Çiftçide para olmayınca, emekçide para olmayınca, emeklide para olmayınca esnaf da toplumun tüm kesimleri de çok zor durumda kalmaktadır. En düşük emekli maaşı 20 bin lira, ortalama emekli maaşı da 23 bin liradır. Oysa daha bundan yedi yıl önce, en düşük emekli maaşı yüzde 60’ı kadardı ortalama emekli maaşının. Bu hesapla bugün ortalama emekli maaşı 32 bin lira olması gerekirken 23 bin liradır. Bu iktidar bütün emeklileri en aşağıda birleştirmiştir. Emeklileri kola kutusu gibi ezip bu hale getirmiştir. Bundan sonra en düşük emekli maaşı istisna olacaktır.”

“BÜTÜN İŞÇİLER SENDİKAL HAKLARA KAVUŞACAK”

“Asgari ücret sadece bir yıl alınan, kıdemle birlikte hızla uzaklaşılan bir maaş olacaktır. Bugün Türkiye’nin yüzde 55’i asgari ücret ya da hemen üstünde maaş almaktayken, Almanya’da bu rakam yüzde 6, Avrupa ortalamasında yüzde 9’dur. Asgari ücret, temel ücret olamaz. Ortalama ücret olamaz. Asgari ücret çok düşük bir istisna ücretidir. Ve buradan, Kocaeli’nden ilan ederiz ki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında örgütlenmenin, sendikalaşmanın önündeki bütün engeller kaldırılacak, bütün işçiler grevli, toplu sözleşmeli, sendikal haklara kavuşacaktır. İşçilerin tamamının bu güvencede olduğu noktada; iş barışı da işverenle işçi arasındaki uyum da devlet eliyle en iyi şekilde koordine edilecektir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak alın terini en yüce değer olarak görüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak işverenlerimizi müteşebbislerimizi, sanayiciyi, yatırımcıyı bir düşman olarak değil; önündeki engellerin kaldırılacağı, doğaya, çevreye ve emeğe saygılı şekilde çalışıp, devletten en büyük desteklemeleri görüp, çok daha fazla kazanıp, çok daha acil bölüşeceğimiz bir düzeni hep birlikte kuracağız. Şunu herkes bilsin ki; öğrenci kurtulmadan polis kurtulmaz. Emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Çiftçi kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Çünkü kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.”

“‘HIRSIZA KAÇ – KURTUL, MAZLUMA VERGİ…’”

“Kocaeli’den bütün emeklilere hatırlatıyorum bıkmadan, usanmadan ve asla unutmadan. Bu iktidar, geldiği gün yani 3 Kasım 2002’de son aldığınız en düşük emekli aylığı, 1,5 asgari ücretti. Bugünkü hesapla o beğenmediğimiz asgari ücretin 1,5 katı 42 bin lira. Nerede 20 bin lira, nerede 42 bin lira? Bu sadece Tayyip Bey’in düşük asgari ücretine oranla, hele hele bir de hesapla; en düşük emekli aylığı 3 Kasım 2002’de 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün 20 bin lira maaş, 11 bin 500 lira çeyrek. 2 çeyrek bile alamıyor. 8 çeyrek alan durumdan 2 çeyrek alan duruma geriledik. Asgari ücret o tarihte 7 çeyrek altın alıyordu. Bugün 28 bin liralık asgari ücret, 2 buçuk çeyrek altın alıyor. Yani emekçinin sofrasında yüzde 40’a varan bir düşüş. 100’den 40’a. Emeklide 100’den 25’e kadar bir düşüş. Bunların hepsi bu iktidar döneminde oldu. O yüzden bu iktidara katlanmak zorunda değilsiniz. Bu iktidarı değiştirmek için bizimle birlikte seçim isteyin. Bak ne diyor? ‘Pijamalar evde bıraktık geldik’ diyor. Pijamaları çıkaranlara, kumandayı bırakanlara, meydanlara koşanlara selam olsun. Düşük emekli maaşı, düşük asgari ücret, işsizlik, artan fiyatlar, yoksulluk. Kimin şikayeti varsa çağrıldığında partisine bakmadan meydanlara koşarsa, itiraz ederse, direnirse hep beraber kazanacağız. Hep birlikte. Direne direne kazanacağız. Bakın vergi meselesi. Aşık Mahzuni ne diyor vergi meselesine? ‘Sülalem sermemiş yırtılmış sergi.’ Diyor ki yani ‘Benim büyüklerim sergi yırtıldı mı sermezdi, değiştirirdi’ diyor. Yani ‘Yok yoksul değildik’ diyor. Aşık Mahzuni diyor ki; ‘Sülalem sermemiş yırtılmış sergi. Vallahi dediğim değildir yergi. Hırsıza kaç kurtul, mazluma vergi. Böyle bir adalet kazık değil mi?’”

“TAYYİP BEY GERÇEK BİR MUCİT”

“Şimdi Ramazan başında demiştim. Birazcık siyasetin dili sakinleşse iyi olur. Hakkımızda arayacağız ama çok ağır sözler falan söyleniyor Ramazan’a yakışmaz. Dikkatli bir dille ne hem hak aramaya hem mücadele etmeye devam ediyoruz. Tayyip Bey’i, Sayın Erdoğan’ı biraz eleştirdik. Ama bir konuda kendisini tebrik edeceğiz müsaadenizle. Karşı çıkmayın. Bakın Tayyip Bey gerçekten büyük bir mucit. Parayı kim bulmuş? Lidyalılar. Benim hemşerilerim, Manisa’da. Sardes’te, Sart harabelerinde. Gerçi bu konuda şöyle bir hikaye var. Bundan önceki bir belediye başkanımız Manisa’nın övünülen şeylerini yazıyordu, az da yoktur. Mesir macunundan Fatih Sultan Mehmet’e. Böyle bir tane tak yaptırmışlar. ‘Dünyanın ilk parasının Manisa’da bulunduğunu biliyor muydunuz?’ diye. Bizim bir öğretmen abimiz var, Komünist Partili. Altına geçmiş, basın açıklaması yapıyor. ‘Bu övünecek bir şey değil utanılacak bir şeydir’ diye. Parayı ilk Lidyalılar Manisa’da Sardes’te bulmuş. Vergiyi kim bulmuş? Vergiyi Sümerler Mezopotamya’da, eski Mısır’da. İlk vergiyi onlar toplamış. Peki Tayyip Bey neyi buldu biliyor musunuz? Vergiden vergi almayı icat etti. Mesela cep telefonunu alıyorsun işinde çeşit çeşit para var. TRT kesintisi var. Kültür Bakanlığı parası, o parası, bu parası. Toplama bir ÖTV koyuyor bu toplamdan bir de KDV alıyor. Aldığı ÖTV’nin KDV’sini alıyor. O yüzden gerçekten Tayyip Bey tarihe geçecek bir mucittir. Dünyada vergiden vergi alan ilk siyasetçi Tayyip Bey’dir. Biz de bu icadı yapanı derhal emekli etmeye karar vermiş bir milletiz.”

“ALTIN YUMURTLAYAN TAVUĞU YABANCILARA SATTIN MI?”

“Değerli Kocaelililer, eskiden ödediğimiz vergi bize yol olarak, köprü olarak dönüyordu. Şimdi vergilerimizle yapılan köprüleri satıyorlar. Öncelikle şunu söyleyeyim en yakından biliyorsunuz. Normalde rahmetli Süleyman Demirel’in yaptığı, Özal’ın yaptığı, şu anda 59 liraya geçilen köprüler var. Ama eğer aynı köprüyü Tayyip Bey yapıyorsa, en az yedi kat pahalıya. İşte şuracıkta 995 liraya geçilen bir köprü var. İzmir’den Çeşme’ye kadar 100 kilometre Özal’ın otoyolu 59 lira. Akhisar’a kadar 100 kilometre Tayyip Bey’in otoyolu 350 lira. Şimdi iki boğaz köprüsünü hem birinci köprüyü, hem ikinci köprüyü ve yedi tane otobanı özelleştirmek istiyorlar. 59 lira olan fiyat 350 liraya çıkacak, herkes bilsin. Ama herkes bir şeyi daha bilsin. Bu köprüler ayda 600 milyon lira gelir getiriyor. Köprüler ve otoyollar. Bu köprüleri bugün 3 milyar liraya satmaya çalışıyorlar. 25 yıllık geliriyle. Yani şöyle olacak, sen köprüyü 3 milyara satacaksın. Sana parayı verecek kişi beş yıllık geliri verecek. Üstüne 25 yıl kendisi alıp cebine koyacak. Tayyip Bey bu parayı seçim ekonomisi yapmak için yapıyor. Ancak altın yumurtlayan tavuğu satıyor. Hiçbir kişi beş yıllık kirası karşılığında bir mülkü 25 yıllığına kimseye vermez. Babanın malını vermiyorsan, bu milletin malını da veremezsin. Bakın açıkça söyleyeyim; bu köprüleri bundan 10 yıl önce yine satmak istemişti Tayyip Bey gönlünce. İtiraz etmiştik. Köprülere 5,7 milyar teklif gelmişti. Tayyip Bey’in kendi ifadesi ‘7’den aşağıya vermek vatan hainliğidir’ diye. O gün ‘7 milyardan aşağıya vermek hainliktir’ diyordu. Bugün 3,5 milyar liraya vermeye, vatana ihaneti iki ile çarpmaya niyetleniyor. Ben bunu söyledikçe susuyorlar. Yurt dışında yayın yapan kuruluşlar yazdı çizdi. Bloomberg söyledi. ‘Bir İngiliz firmasıyla anlaşmışsınızdır’ dedim. Ne inkar ediyor, ne kabul ediyor. Ama dün elimize iki belge ulaştı. Bunlardan birisi dört ay önce, 17 Kasım 2025. Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Bölge Müdürlüğüne yazmış. ‘Otoyolların bir kısmını özelleştirirseniz daha önce yapılan kiralama ve tahsisler kendiliğinden düşecektir.’ Diyor ki sizin güzergahınızda birine tahsis verdin, kiralama yaptın otoyol üzerinde, ben bunları yakında özelleştireceğim. Kendiliğinden düşecek. Bunu bilin. Kiralama yaparsanız sözleşmeye bunu yazın.’ 19 Kasım’da başka bir yazı yollamış köprülere. ‘Yabancı bir danışmanlık firması gelecek. İki boğaz köprüsünde, otoyollarda incelemede bulunacak. Onlara yardımcı olun’ diyor. Buradan bir kez daha soruyorum, Kocaeli’nden. Bu Ramazan mübarek günde sayın Erdoğan’a soruyorum. İster iftarda yanıtla ister yarın öğlende. Ama şunu yanıtla. Bu iki köprüyü, yedi otoyolun 25 yıllık gelirini beş yıllık kira karşılığında vermeye, bu milletin altını yumurtlayan tavuğunu yabancılara satmaya karar verdin mi vermedin mi? Bunu açıkla. Buradan ifade ediyorum. Babasının malını böyle satmayana, bu milletin malını bu şekilde sattırmam.”

“EMEKLİ İKRAMİYESİNİ BİR ASGARİ ÜCRETE BAĞLAYACAĞIZ”

“Buradan bir kez daha tekrarlayayım. CHP iktidarında vergi adaletsizliği bitecek. Bunlar gibi vergiyi tabana, varlığı tavana değil; vergiyi tavana, refahı, mutluluğu tabana yayacağız. CHP iktidarında hiçbir çalışan 12 maaşından üçünü vergiye vermeyecek. Eskiden işe giriyordu genç. Maaş ne kadar? ‘Maaş yüksek değil ama üç tane ikramiyesi var’ diyordu. ‘Dört tane ikramiyesi var. 12 ay çalışıyoruz ve 15 maaş alacağız’ diyordu. Şimdi 12 ay çalışıyorsun, üç maaşı vergiye veriyorsun artan vergi dilimleri yüzünden. Bu haksızlığı mutlaka gidereceğiz. İlk geldiğimizde en düşük emekli maaşını bir asgari ücret, bir dönem sonra 1,5 asgari ücrete çıkaracağız. Bayram ikramiyelerini bir asgari ücrete çıkaracağız. Hatırlayın, 2018 yılında ilk verildiğinde emekli ikramiyelerini ilk CHP söylemiş, mecbur kalıp vermişlerdi. İlk verildiğinde bin lira olan bayram ikramiyesi 24 kilo dana kuşbaşı alıyordu. Şu anda verdikleri bayram ikramiyesi 4 kilo dana kuşbaşı alabiliyor. Bunun için bu haksızlığı gidermek, bunu bir asgari ücrete bağlamak boynumuzun borcudur. Ayrıca prim desteklerini yükseltip hem KOBİ’yi, hem KOBİ’de çalışanların gelirlerini iyileştireceğiz. Çiftçilerin borçlarını beş yıla yapılandıracağız, faizlerini bir kereye mahsus sileceğiz. Maaş veremediğimiz kimseyi açlığa, yoksulluğa ve sokağa terk etmeyeceğiz. Bir ülkede bir kişiye iş bulunamıyorsa temel vatandaşlık geliri; yani bu ülkenin onurlu bir vatandaşı olarak temel vatandaşlık gelirini alacak. Bunu mutlaka hayata geçireceğiz. AK Parti maalesef bu ülkeye iyi gelmedi. Milleti yoksulluktan, şehirlerimizi afetten, kadınları, çocukları şiddetten koruyamadı. İktidarımızda devletimiz güçlü, ülkemiz güvende olacak. Adaletsizlikler bitecek, millet huzura kavuşacak. Yurttaşlar eşit ve özgür olacak. Siyasette rekabet adil olacak, demokratik olacak. Kimse yenemediği rakibini hapse atmayacak. Gençler için üniversite, okul, yaşam özgür olacak. Konserler yasaklanmayacak, sevdiği sanatçıların konseri yasaklanmayacak. Ayrıca bu vize sorunları bitecek. Buradan tüm gençlere müjdeler olsun ki Türkiye, CHP iktidarında Avrupa Birliği’ne girecek. Türkiye yasaksız, Avrupa vizesiz olacak.”