Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CEM VAKFINDA NELER OLUYOR?

HABER/Sait TEMUR Cem Vakfında önemli görevlerde bulunan Sivil Toplum ve

HABER/Sait TEMUR

Cem Vakfında önemli görevlerde bulunan Sivil Toplum ve Dayanışma Gönüllüsü, iş insanı Kadir Polat Vakıftan istifa ettiğini açıkladı.

NE OLMUŞTU?
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Cem Vakfının ziyaret etti.

Özdağ’ın ziyaret sırasında Kemal Kılıçdaroğlu hakkında dile getirdiği iddialara, Cem Vakfı yöneticilerinden Kadir Polat yanıt vermişti. Polat açıklamasında Kılıçdaroğlu’nun dürüstlüğünü ve kamu hizmetindeki duruşuna dikkat çekerek, , “eline, beline, diline sahip olmak” düsturunu hayatında uygulayan bir isim olduğunu vurgulamıştı.

Özdağ ise Polat’a hakarete varan sözlerle yanıt vermiş ve Cem Vakfı yönetimine hitaben “Bu adamın hakkında gerekeni yapın” demişti.

Bu açıklamaların ardından Cem Vakfı, sözlerin kurumsal görüşü yansıtmadığını, vakfın siyaset üstü olduğunu ve tüm partilere eşit mesafede durduğunu açıkladı. Vakıf ayrıca konuyla ilgili Kadir Polat hakkında disiplin sürecinin başlatıldığını da duyurdu.

KADİR POLAT İSTİFA ETTİ
Cem Vakfı Yönetimi Kadir Polat’a sahip çıkmak yerine disiplin sürecini başlatması ise bardağı taşıran son damla oldu.

Kadir Polat, yaptığı açıklama ile istifa ettiğini duyurdu.

İşte o açıklama;

KAMUOYUNA VE CEM VAKFI GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU’NA

Sayın Ümit Özdağ’ın 27 Ocak 2026 tarihinde Cem Vakfı Genel Merkezi’ne gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yapılan toplantıda, kendisine yönelttiğim soru nedeniyle yaşanan gelişmeler üzerine, kamuoyunu bilgilendirme ve cevap hakkımı kullanma zorunluluğu doğmuştur.
Anılan toplantıda, Sayın Özdağ’ın yaklaşık üç yıl önce bir Cemevi ziyareti sırasında kamuoyuna açık şekilde dile getirdiği;
“Cemevlerine ibadethane statüsü verilmeyecektir. Böyle bir önerimiz olmadı, olmayacaktır. Aksi hâlde Selefi yapılar ve tarikatlar da aynı talepte bulunur.”

Şeklindeki beyanını hatırlatılarak; iki gün önce bir televizyon programında dile getirdiği, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik ithamları çerçevesinde kendisine tarafımca şu soru yöneltilmiştir:

“Sayın Kılıçdaroğlu’nun AK Parti ile iş birliği yaptığını söylediniz.

Oysa bizler, kamu hizmetinde bulunduğu süre boyunca hiçbir şaibeye karışmamış, dürüst ve namuslu bir devlet insanı olarak kendisini bir değer kabul ediyoruz.

Alevi öğretisinin temel ilkelerinden olan eline, beline, diline sahip ol düsturunu kamu yaşamında en iyi temsil eden isimlerden birinin de Sayın Kılıçdaroğlu olduğunu düşünüyoruz.

Bu ifadelerinizle neden bizleri incitiyorsunuz?”
Bu soru toplantı esnasında tarafımca sorulmuş olup sözlerimin tamamının arkasında olduğumu belirtmek isterim. Sorunun içeriğinde herhangi bir hakaret, tahrik veya provokasyon ifadesi ve durumu bulunmamaktadır.

Ne var ki Sayın Özdağ, toplantı sonrasında sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda; şahsıma yönelik olarak küçültücü ve hakaret sonucu doğuran “tahrikçi”, “bir kişi”, “efendisine hizmet eden”, “Yezit”, “KK yalakası”, “misafire kumpas kuran” gibi ifadeler kullanmış; ayrıca Cem Vakfı yöneticilerinin de “gereken dersi vereceği” yönünde beyanda bulunmuştur.

Ümit Özdağ’ın bu ifadeleri, açıkça hakaret, nefret dili ve inanç temelli aşağılamalar içermektedir.

Şunu açıkça ifade ediyorum:
• Masum bir soruyu “tahrik” olarak nitelendiren anlayış, demokratik tartışma kültüründen uzaktır.
• Cem Vakfı yöneticisi olduğum açıkça belirtilmişken, “bir kişi” ifadesiyle asıl imada bulunan bizzat kendisidir.
• “Efendisine hizmet” ithamını yönelten Sayın Özdağ’a soruyorum: Siz hangi siyasi efendinize hizmetinizi göstermek için Cem Vakfı’na geldiniz?
• Alevi inancına mensup bir kişiye “Yezit” demek, doğrudan inanç kimliğine yönelmiş ontolojik bir saldırıdır. Senin gibi zulmün figürü sokak tahrikçisi birisine “Yezid” demiyorum. Hatta Yezid’e bile hakaret olacağını düşünüyorum.
• “KK yalakası” ifadesi ise siyasetin en ucuz, en seviyesiz dilidir. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu‘nu “KK” kısaltması ile ifade etmek aynı zamanda akademisyen olan bir siyasi parti Genel Başkanına yakışmayan ve politik nezaketten uzak bir üsluptur. Bana “KK yalakası” diyorsun. Eğer o “KK” Cumhurbaşkanı seçilseydi herhalde Türkiye’deki en büyük yalakası sen olurdun.
• “Kumpas” ithamı yöneltenlerin, bu kavramın Türkiye siyasetindeki tarihsel karşılığını en iyi bilenler olduğu açıktır.

Bir kez daha net biçimde ifade ediyorum:
Ümit Özdağ, Cem Vakfı’na ayar veremez, Cem Vakfı’nı dizayn edemez.

Bir siyasi parti Genel Başkanının sosyal medya paylaşımları, Cem Vakfı’nın karar ve reflekslerinin referansı olamaz.

Cem Vakfı’nın kamuoyuna yaptığı basın açıklamasında yer alan “bu ifadeler tamamen Kadir Polat’a aittir” vurgusu teknik olarak doğrudur. Nitekim Cem Vakfı Genel Başkanı Ahmet Rasim Tükek’in, Sayın Kılıçdaroğlu dışında farklı siyasi parti liderleriyle de temasları olmuştur ve bu manidar bir durumdur.

Cem Vakfı’nın söz konusu açıklamasının tonu ve zamanlaması, Vakfımızın tabanına, Alevi inancının tarihsel hafızasına ve toplumsal hassasiyetlerine yeterince nüfuz edilmediği izlenimini yaratmıştır.

Bu yaklaşımın, önceden kurgulanmış bir stratejinin parçası olup olmadığı sorusu da kaçınılmaz olarak gündeme gelmektedir.

Bu metin, kişisel bir polemik değil; Cem Vakfı’nın siyaset üstü duruşuna, Alevi inancının tarihsel hafızasına ve kurumsal onuruna sahip çıkma iradesinin ifadesidir.

Bu iradenin gereği olarak;

Siyasetin beklentileri doğrultusunda hareket eden, masum bir soru soran yönetim kurulu üyesine dahi sahip çıkamayan, Cem Vakfı Genel Kurul Üyeleri WhatsApp grubu iletişim kanalını da kapatan ve şahsımı disiplin sürecine sevk eden mevcut yönetim anlayışıyla birlikte çalışmam mümkün değildir.

Bu nedenle, ‘rızasız lokma haramdır’ diyen, yolumda mücadeleme devam ederken, yürütmekte olduğum Cem Vakfı Genel Başkan Yardımcılığı görevimden istifa ettiğimi kamuoyuna saygıyla duyururum.

Kadir Polat
Cem Vakfı Genel Kurul Üyesi