Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CELAL FIRAT’TAN AKP GRUP BAŞKANVEKİLİNE YANIT

HABER/Sait TEMUR AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta Meclisteki görüşmeler

HABER/Sait TEMUR

AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta Meclisteki görüşmeler sırasında “Suriye’de Müslümanlar katledilirken gıkını çıkarmayanlar Aleviler öldürülünce ortalığı ayağa kaldırıyorlar.” demişti.

DEM PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ CELAL FIRAT SESSİZ KALMADI

“Alevilikte zulme uğrayanın kimliği değil, uğradığı zulüm esastır”

Usta’nın sözlerine yoğun tepkiler gelirken DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat bir açıklama ile yanıt verdi.

İşte o açıklama:

AKP’li Leyla Şahin Usta’nın TBMM’de sarf ettiği sözler, yalnızca bir dil sürçmesi değil; Alevi toplumunu hedef alan, inanç temelli ayrımcılığı derinleştiren nefret dolu ve son derece tehlikeli bir siyasi tutumdur.

Bu dil, Suriye’de Alevilere yönelik katliamları meşrulaştırmaya hizmet etmektedir.

Biz Aleviler için insan hayatı mezheple ölçülmez. Alevilikte zulme uğrayanın kimliği değil, uğradığı zulüm esastır. Bu nedenle Aleviler, Suriye’de hangi topluma yönelik olursa olsun sivil katliamlara dün de bugün de karşıdır.

Ancak kamuoyunu yanıltan önemli bir gerçek görmezden gelinmektedir: Esad yönetiminin devlet aygıtı ve bürokrasisinin ezici çoğunluğu (%90’a yakını) Sünni Araplardan oluşmaktaydı ve şu an birçoğu görev yapıyor.

Tüm yaşananları mezhepsel bir “Alevi iktidarı” anlatısına indirgemek, tarihsel bir çarpıtmadır.

Bu çarpıtmayı şu soruyla netleştirelim: IŞİD on binlerce insanı katletti, kadınları köleleştirdi, çocukları infaz etti. Peki bunları yaptı diye Sünnileri suçlayıp “Sünniler yaptı” demek mi gerekiyor ? Demek ahlaksızlık olurdu.

Çünkü hiçbir inanç topluluğu, bir suç örgütünün ya da iktidarın işlediği suçlarla özdeşleştirilemez.

O halde bugün de açıkça söylüyoruz: Alevilere yönelik katliamları meşrulaştırmak için kurulan mezhepçi dil, IŞİD vahşetini tüm Sünnilere maal etmek kadar yanlıştır.

Bir halkın acısını başka bir halkın acısıyla yarıştırmak vicdansızlıktır. Bir inanç grubunu kolektif suçlu ilan eden her söylem, savaş kışkırtıcılığıdır.

Aleviler savaşın tarafı olmadı. Bizim yolumuz rıza yolu, canı kutsal sayan, barışı savunan yoldur.

Bu nedenle diyoruz ki:
Alevi ölümlerini önemsizleştiren her söz, yeni ölümlerin yolunu açar.
Mezhep diliyle kurulan her cümle, savaşı büyütür.

TBMM çatısı altında konuşan herkes bilmelidir: Aleviler bu topraklarda susarak değil, bedel ödeyerek var oldu. Hiçbir halkın acısı üzerinden başka bir halkı hedef göstermeye izin vermeyeceğiz.

Katliamın mezhebi olmaz. Zulmün bahanesi olmaz. Savaş diliyle barış kurulmaz.

Bu coğrafyanın ihtiyacı mezhepçi kışkırtmalar değil; Barış dili olmalıdır.