Ege Kritik/Sait TEMUR
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa programının ilk ayağında Fadıllı Köyü’nde incir üreticileri ile bir araya geldi.

Özel, burada yaptığı konuşmada: “Geçtiğimiz hafta değil, ondan önceki perşembe kendi memleketim Manisa’daydım üzüm üreticisinin sorunları için. Ondan önceki hafta Trabzon’daydık, fındık üreticisinin sorunlarını konuştuk. Bir gün sonrasında Rize’de çay üreticisinin sorunlarını konuştuk. Sorunlar birbirine çok benzer, çok yakıcı. Ama üzerinde konuşulunca, haber olunca, işte bu kıymetli televizyon kanalları, ajanslar bunları haber yapınca hiç değilse memleketin bu sorunlardan haberi oluyor ve bu konuda bir çözüm umudu doğuyor. Biz YENİ Parti olarak sorunları biliyoruz, nasıl çözeceğimizi de biliyoruz. Ama bugünün yakıcı meselelerini böyle gelip işte kahvenin önünde, masayı caddenin üzerine koyup, ürünleri önümüze alıp… Biraz önce yolda da durdurdular ellerinde mazot bidonlarıyla, sütle. Hepsinin dertlerini ayrı ayrı dinledik.” dedi.
ERDOĞAN’A ÇAĞRIDA BULUNUYORUM:
“CESARETİN VARSA, MİLLETİN KARŞISINA ÇIKABİLECEK HALDEYSEN GEL BURSA’DA SEÇİMLERİ YENİLEYELİM: “MİLLET KARAR VERSİN, HODRİ MEYDAN”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, vatandaşlarla birlikte Bursa Fatih Sultan Mehmet Caddesi’nde yürüdükten sonra toplanan kalabalığa hitap etti. YENİ Parti lideri Özel, “Hepinize çok teşekkür ediyorum. Bu yazın sonunda, sonbaharın başında memleketim Bursa’da, biricik kızımın adını aldığı, İpek’in adını aldığı Bursa’da hemşerilerimle, kardeşlerimle, büyüklerimle bir kez daha bir aradayız. Bursa’ya selam olsun. Hepiniz hoş geldiniz. Bursa, bütün yolculuğumuz boyunca hep yanımızda duran, hep arkamızda duran, hep doğru yolu gösteren ve tarihin doğru tarafında duran siyaset arkadaşlarımla, yol arkadaşlarımla buluştuğum bir nokta. Bugün de otobüsün üzerinde milletvekilleriyle belediye başkanlarıyla tüm örgütümüzü temsil eden il başkanımla tarihin doğru tarafında duranları yürekten tebrik ediyorum” dedi. Genel Başkan Özel, şunları söyledi:
“MİLLİ İRADE’ DEYİP İFTİRAYLA İÇERİ ATTILAR”

Özel: “Bugün sabah güne maalesef Bursa cezaevinde, sabahın 8’inde Bursa’nın seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret ederek başladım. Hepinizin selamlarını götürdüm. Hepinize selamlar getirdim. Mustafa Bozbey, Bursa’nın 47 yıllık hasretini bitiren, daha önce aday olduğunda, 40 bin farkla geride kaldığında Bursa’ya kızmayan, Bursa’ya küsmeyen, 40 bin fark değil, 40 fark bile olsa milletin kararına saygı duyan, yılmadan çalışan ve son yaptığımız 31 Mart seçimlerinde tam 167 bin farkla Bursa’yı kazanan, Bursa’nın evladıdır, Bursa’nın iradesidir. Buradan, Bursa’dan bütün Türkiye’ye sesleniyoruz; Bursalılar sandığa gittiler, 167 bin farkla Mustafa Bozbey’e görev verdiler. İlk kez Adalet ve Kalkınma Partisi kaybetti, geride kaldı ve Bursa onu seçerken buna, ‘Milli irade’ diyenler, bu sonucu kabullenmediler, Mustafa Bozbey’i görevden uzaklaştırmak için her kumpası kurdular. Çünkü Bursa’da Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bizim oyumuz daha çoktu ancak kırsal ilçelerden gelen, uzaktaki küçük ilçelerden gelen belediye meclis sayısıyla, az bir farkla önde oldukları için Bozbey’e iftiralar attılar, gözaltına aldılar, haksız yere olduğu için tutuyorlar ve utanmadan, sıkılmadan Bursa’yı, Bursalı’nın seçtiklerine değil, Recep Tayyip Erdoğan’ın atadığına yönelttiriyorlar. O seçimin sonunda çıkıp da Bursa’nın karşısına, ‘Milli irade tecelli etti’ gibi bir utanç cümlesini kurabildiler.”
“DEMOKRASİDEN, MİLLİ İRADEDEN BİHABER”

“Buradan, Bursa’dan, Osmanlı 39 yıl başkentlik yapmış Bursa’dan, buradan, Bursa’dan, ‘Yeşil Bursa’dan… Demokrasiye inanmış insanların omuz omuza, yan yana yaşadığı Bursa’dan sesleniyorum Erdoğan’a. 167 bin oy farkla seçilen başkanı tam 167 gündür içeride tutuyorsun. Burada sana bir çağrıda bulunuyorum; Cesaretin varsa, Bursalı’nın karşısına çıkabilecek haldeysen gel Bursa’da seçimleri yenileyelim. Millet kararını versin. Hodri meydan. Milletin karşısına çıkamayan, erken sandık, erken seçim taleplerine itiraz eden, sandıktan kaçanlar bugün çıkmışlar peşi sıra, 2028’in baharına bir tarih verip; ‘Seçimler bu tarihte yapılabilir. Cumhurbaşkanımız aday olabilir. Hatta bu şimdiden ilan edilebilir’ gibi safsatalarla uğraşıyorlar. Hatta biri çıkmış bugün ‘Efendim o tarihte Cumhurbaşkanımızı yeniden seçmek için bir seçim düzenlenecek’ diyecek kadar şuurunu kaybetmiş, demokrasiden bihaber, milli iradeden bihaber. Burada tüm Türkiye’ye sesleniyoruz. Kendine güvenen karşımıza çıksın. Hodri meydan, hodri meydan.”
“BURSA, TÜRKİYE YENİ PARTİ İKTİDARINI BEKLİYOR”

“Biz Bursa’yı seviyoruz, Bursa bizi seviyor. Bursa, yıllarca AK Parti’nin kara düzeninden bıktı. Artık YENİ Parti’nin yeni düzenini; YENİ Parti’nin emekliyi koruyan, emekçiyi koruyan, çiftçiyi koruyan, esnafı koruyan, gençlerin umutlarını yeşerten yeni bir iktidarı müjdeliyor. Bursa, YENİ Parti iktidarını bekliyor. Bunu görüyoruz. Bunu Türkiye’nin dört tarafında görüyoruz. Biliyorsunuz 31 Mart seçimlerini biz kazandıktan sonra bunu hazmedemeyenler daha seçimlerin üzerinden bir yıl bile geçmeden önce Esenyurt’ta başladıkları ve İstanbul’un onlara karşı üç kez üst üste seçimi kazanmış, yaptıkları haksızlıklara rağmen yeniden kazanmış Belediye Başkanı’nı ve Cumhurbaşkanı Adayımızı haksız yere gözaltına alarak, tutuklayarak ve 1,5 yıldan fazla süredir onu hapiste tutarak bir darbeye giriştiler. Bu darbe sırasında elbette bu darbecilere karşı sessiz kalmadık. Önce Saraçhane’de 7 gün, 7 gece mücadele ederek, direnerek, kayyım atama telaşındakileri geriye püskürttük. Sonra Maltepe’ye geçtik, Anadolu’ya adım attım. Her hafta sonu Anadolu’da bir ilde, her çarşamba akşamı İstanbul’da bir ilçede ‘Millet iradesine sahip çıkıyor’ dedik. Tam 116 kez otobüsün üstündeydik. Mikrofon eldeydi. Bazen ‘Olmaz’ dediler, ‘Şehirler boşalır, sıcak olur’ dediler. Bazen 48 derece sıcağın altında, güneşin altında… ‘Kış gelir, soğuk olur. Millet gelemez’ dediler. Yağmurun, tipinin altında Anadolu’da ve İstanbul’da sizinle birlikte tarih yazdık. O sırada bize ‘O otobüsün üstünden in. Ankara merkezli siyaset yap. Partinin başına geç. Muhalefetle yetin. Buralardan, ayak altından çekil’ dediler. Biz buna asla geri adım atmayacağımızı, arkadaşlarımızı satmayacağımızı, iktidarla aynı hizaya geçmeyeceğimizi söyleyerek itiraz ettik.”
“O ANDA SİZE GÜVENDİM”

“Biliyorsunuz o günden sonra birileri iktidar ağzıyla konuşmaya, iktidara selektör yapmaya, ‘Bizi getirirseniz sizinle bir yol arkadaşlarımızı satarız. İftira attıklarınıza biz de iftira atarız. Yok, arınız. Yok, kaşınırız’ diyerek muhalefetin içinde bir yarık, milletin gönlünde bir eziklik, iktidar mücadelesinde bir zaafiyet ve bizim enerjimizde bir eksikliği iktidara teklif ettiler. Bu iktidar 21 Mayıs günü sivil darbenin yeni bir adımını atarak partinin seçilmişlerinin yerine atanmış bir düzen getirmeye, büyük bir mücadeleyi sekteye uğratmaya, seçimleri de bu şekilde kazanmaya karar verdi. İşte o gün, işte o gün bir çoğunuz ekran başında, bir kısmınız Ankara’da genel merkezin etrafında bir kararı birlikte verdik. Teslim olmayacaktık, geri adım atmayacaktık. Asla ve asla bir santim eğilmeyecektik. İşte o gün devletin polisine kanunsuz emir verenler, o gün bizi binamızdan, baba evimizden polis zoruyla çıkaranlar, binalarımızı, imkanlarımızı, otobüslerimizi altımızdan alıp dediler ki ‘Haydi bakalım şimdi ne yapacaksın?’ O anda karşımızda koca devlet, arkamızda ana muhalefetin imkanları vardı ve onları geride bırakıp koca devletin gücünden korkmayıp bir kişiye, sana güvendim, sana güvendim, sana güvendim…”
“BURSA, BURAYI ÇOK GÜÇLÜ BİR MİTİNGE ÇEVİRDİ”
“İşte 21 Mayıs sivil darbesinden sonra da bugün Bursa, 36’ncı il ziyaretidir. Bugün Bursa’da yine sabahın erken saatinde iş insanlarıyla buluştuktan sonra, cuma vaktinde cuma namazından sonra, Ulu Camii esnafıyla helalleştikten, onlarla görüştükten sonra, bir köyümüzde Bursa’nın tüm köylülerinin çeşitli sorunlarını dinledikten, bir fabrikada emekçilerle bir araya geldikten sonra burada bir mütevazı yürüyüş ve sizin yanınıza yine bir banktan, belki bir sandalyeden, belki bir şeftali kasasının üzerinden birkaç cümle kuracaktım. Ama siz, Bursa bu gece burayı beklenmedik ama çok güçlü bir mitinge çevirdiniz. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Bu gece öyle yüzler, binler, üç binler, beş binler beklerken 10 binler toplandığında ‘Nereden konuşacağız, sesi nasıl duyuracağız?’ demiyorsak hepinizden Allah razı olsun. Teyzem sağ olsun, teyzem sağ olsun. İktidar umudunu kaybetmeyenlere, bizi ele güne rezil etmeyenlere, sokakta, meydanda sabah, öğlen, gece yalnız bırakmayanlara helal olsun… Size helal olsun, size. Buradan hepinize teşekkür ediyorum. Başta Bursa’nın, sizin iradenin temsilcisi Mustafa Bozbey‘i ve Türkiye’nin umudu Ekrem İmamoğlu‘nu, bütün arkadaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.”
“ERDOĞAN’IN ASGARİ ÜCRETLİ MAAŞI 9,5 ÇEYREK ALIYORDU”
“Değerli Bursalılar, öyle bir dönemdeyiz ki AK Parti’nin kara düzeni, bir emekli kenti olan Bursa’da emeklilere tarihin en zor günlerini yaşatıp en büyük vefasızlığıyla karşı karşıya bırakıyor. Emekli dediğin, elleri nasır tutmuş, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş, ‘Yeter artık sen dinlen, biz sana bakacağız’ denmiş kişiye 23 bin 500 lira vererek, ‘Bu parayla ister karnını doyur, sokakta kal; ister kira öde eve buyur ama orada aç kal’ denilmektedir. Bakın bu ülkeyi 24 yıldır yöneten Erdoğan, geçtiğimiz günlerde çıktı, 13 Eylül’de Samsun’da dedi ki ‘SSK’lı bir işçi olarak sizler gibi bu kardeşiniz de çok güçlükler çekmişti’ dedi. Ve asgari ücretlileri, emeklileri bu sefalet maaşına katlanmaya davet etti. Ben bu Erdoğan’la mücadeleyi yıllardır sürdüren ve bunları ve zihniyetini çok iyi tanıyan bir noktadayım. Döndüm baktım, ‘Erdoğan’ın SSK’ya giriş tarihi nedir’ diye. Değerli basın mensupları, 1974’te SSK kaydı var. Döndüm baktım, ‘Kaç para maaş almış’ diye. İlk yatan maaşı bin 200 lira. Döndüm baktım, 1974’te bin 200 lirayken Erdoğan’ın maaşı, çeyrek altın kaç para? Çeyrek altın 128 lira. Erdoğan’ın ilk asgari ücretle aldığı maaşla 9 buçuk çeyrek altın alınıyor. Bugün ise Erdoğan’ın ödediği ve ‘Ben de sizin gibi başta güçlük çektim’ dediği asgari ücretle 2 buçuk çeyrek altın alınıyor. 1974’te rahmetli Ecevit, asgari ücretli Erdoğan’a 9 buçuk çeyrek altın veriyorken 2026’da o Erdoğan, bu milletin evlatlarına 2 buçuk çeyrek altın veriyor. Yazıklar olsun.”
“YENİ PARTİ’NİN YENİ DÜZENİNDE NEFES ALMAYI VAAT EDİYORUZ”
“Onun için, iktidar olduğu gün 2002’de emekliler 8 çeyrek altın alırken bugün 2 çeyrek altın alıyorsa, iktidar olduğu gün emekliler 8 çeyrek altın alırken bugün 2 alıyorsa, asgari ücretliler 7 çeyrek altın alıyorken bugün 2 buçuk çeyrek altın alıyorsa, bugün köylerine varıp gittiğim Bursalı çiftçiler, daha geçen sene 1 kilo incir satıp 4 litre mazot alırken bu sene 2 kilo incir satıp 1 litre mazot alamıyorsa… 100 liralık banknot ilk çıktığı gün 40 litre mazot alırken dün akşamdan itibaren 100 lira, 1 litre bile mazot alamıyorsa bu çiftçiye AK Parti’nin kara düzeninden kurtulmayı, YENİ Parti’nin yeni düzeninde nefes almayı vaat ediyoruz. Biz Bursa’daki çiftçinin de esnafın da emekçinin de emeklinin de sorunlarını biliyoruz. Nasıl çözeceğimizi biliyoruz. Bursa’nın iş insanının karşısına geçip yeni kalkınma programımızı, aynı zamanda daha çok kazanan, daha adil bölüşen ve ne emekçiye düşman ne sermayeye düşman, birlikte daha çok kazanacak, hakça bölüşecek, herkesin yüzünün güleceği yeni bir düzeni müjdeliyoruz. Buradan Bursa’nın emeklisine de emekçisine de esnafına da çiftçisi ne de iş insanına da sendikalı çalışanına da umut vaat ediyoruz, güzel günler vaat ediyoruz, zenginlik vaat ediyoruz, barış içinde kardeşçe yaşamayı vaat ediyoruz.”
“FİRESİZ YENİ PARTİ’NİN YENİ İKTİDAR YOLUNDALAR”

“Haklarını teslim edelim. Manisa gibi memleketim Manisa gibi Bursa da benim memleketim ve sorulan sorunun cevabı belli. ‘Bursa’nın belediye başkanları ne yaptı’ diyorlar? Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem istisnasız, firesiz, YENİ Parti’nin yeni iktidar yolundalar. Seçimlerden sonra ilk kalkıp geldiğim, beni ‘Kimsenin kazanamaz’ dediği Harmancık’ta karşılayan ve bütün Türkiye’ye selamı çaktığımız Haşim Ali Arıkan YENİ Parti’de. Bursa’da belediye başkanlarında firemiz yok. Milletvekillerinde fire var sanmasın kimse. Nazarlık olsun diye bir eksik. Beni yazın onun yerine Bursa vekili diye. Değmez, değmez… Adını anma, değmez. Çünkü biz kötüleri, kötülük yapanları, iktidara yanaşıp muhalefeti bırakanları geride bıraktık. İktidara yürüyoruz biz, iktidara yürüyoruz.”
“ONDAN SONRA ‘BU GIDA ENFLASYONU NEDEN OLDU?’ DİYOR”
“Türkiye’de aylar önce gündeme getirdiğimizde önce sustular. ‘Cevap vermeyin’ dediler, ölü taklidi yaptılar. Ama geçtiğimiz günlerde bir anda bir kararname imzalayıp Türkiye’deki sekiz otoyolu, iki çevre yolunu, iki de köprüyü özelleştirme listesine aldılar. Bu çevre yollarından biri de Bursamızın çevre yolu. Aylar öncesinde söylemiştim. Şimdi hayat pahalılığından şikayet edenlere ‘Enflasyonla mücadele edeceğiz’ diyenlere, ‘Gıda enflasyonunu düşüreceğiz’ diyenlere hatırlatıyorum. Türkiye gıda enflasyonunda dünya beşincisi – dördüncüsü. Bir gidip bir geliyor. 180 ülke içinde en yüksek gıda enflasyonunda ilk beşte. Bizden kötüsü İran, Güney Sudan, Arjantin, Venezuela. Birinin başkanını Trump slmış uçurmuş. Birini İsrail’le Trump birlikte bombalıyor. Bir tanesinde iç savaş var. Ondan sonra biz geliyoruz. Arkamızda bütün dünya bizden düşük. Avrupa’nın gıda enflasyon ortalaması bir yıllık yüzde 1,9. Bizim yüzde 34-35. Şimdi mazotu 100 lira yapıyor. Gıdayı taşıyan kamyon 100 liralık mazot yakıyor. Bedava Bursa Çevre Yolu’nu paralı yapıyor. 1 liraya geçilen yolu, diğer otoyolları 5 lira yapıyor. 49 liralık köprüyü 259 lira yapıyor. Ondan sonra ‘Bu gıda enflasyonu neden oldu?’ diyor. Buradan hangi partiden olursa olsun, geçmişte hangi partiye oy vermiş olursa olsun bütün vatandaşlarımıza sesleniyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kara düzeni hayat pahalılığını körükleyen, gıda formasyonunu körükleyen, emeklisine – işçisine sefalet ücreti veren, 30 yıl boyunca alacağımız otoyol gelirlerini; bir seferde dört yıllığını verene memleketin 30 yılını satan, gözü dönmüş, iktidara tutunmak için her kötülüğü göze almış bir iktidardır. Ama buradan, Bursa’dan bütün Türkiye’ye sesleniyorum. Göreceksiniz, AK Parti’nin kara düzenini bitireceğiz. YENİ Parti’nin yeni düzenini kuracağız.”
“TÜRKİYE’NİN YENİ PARTİ’Sİ”
“YENİ Parti, Türkiye’nin yeni partisidir. YENİ Parti emeklinin yeni partisidir, emekçinin yeni partisidir. YENİ Parti esnafın, işçinin, çiftçinin, hayvancının, arıcının yeni partisidir. YENİ Parti gençlerin yeni partisidir, kadınların yeni partisidir. YENİ Parti’nin yeni düzeninde Bursa’nın bütün demokratlarına yer vardır. YENİ Parti’nin kapıları açıktır; sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar, liberal demokratlar, sosyalist demokratlar… Yeter ki demokrasiden yana olsun, otokrasinin karşısında dursun, tek adama karşı olsun. Hepsiyle birlikteyiz. Bir şeye bakarız. Kiminle yan yana duracağız diye bir şeye bakarız. Bu ülkenin bölünmez bütünlüğüyle sorunu olmayan, anayasasıyla sorunu olmayan, bayrağıyla sorunu olmayan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le sorunu olmayan tüm demokratlarıyla beraberiz. Gençler, Mustafa Kemal en zor günlerinde güvenecek kimsesi yokken bir yere güvendi. Kendisi çok iyi bir askerdi ama Cumhuriyet’i Genelkurmay Başkanı’na, başkomutanlara bırakmadı. Çok sevdiği bir partisini kurmuştu. Ama Cumhuriyet’i partisinin genel başkanlarına emanet etmedi. Bir yeni Cumhuriyet kurmuştu. Cumhuriyet’i kendisinden sonraki cumhurbaşkanlarına, başbakanlara emanet etmedi. Gazi, Cumhuriyet’i gençlere emanet etti. Onun için Türkiye’deki bu meydanda temsil edilen her yaştan gencin umudu Türk gençleridir, Türk gençliğidir, sizlersiniz ve vazifeye atılmak için, Cumhuriyet’i korumak için bir an bile tereddüt etmeyecek, önümüzdeki dönem o sandığa ulaşacak, bu iktidarı değiştirecek olan da sizlersiniz.”
“HEP BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ”
“Çok net. Bursa’dayız ve buradan tüm Türkiye’deki gençlere sesleniyorum. Gazi, Bursa Nutku’nda, ‘Türk genci, devrimlerin ve Cumhuriyet’in sahibidir, bekçisidir’ demiştir. Cumhuriyet’e sahip çıkın. Devrimlere sahip çıkın. Ülkemize sahip çıkın. Ülkemizin geleceğine sahip çıkın. Bu değerleri paylaşan YENİ Parti’mize sahip çıkın. Hep birlikte başaracağız. Beni gençler duyuyor mu? Beni kadınlar duyuyor mu? Beni Bursa duyuyor mu? Bundan sonra iktidar yolunda birlikte miyiz? Hep beraber miyiz? Çıkarken Zülfü Livaneli dinledik, bizi izliyor, selam bekliyor. Zülfü Başkan, Zülfü Livaneli, ‘Hüzünlü şarkılar çalmayalım, artık umut dolu şarkılar çalalım’ dedi. Zülfü Başkan, butlancılara şarkılarını yasak etti, ‘Benim şarkılarımı çalmayın’ dedi. Bir grup butlancı, bir grup butlansı organizma sevindiler, ‘Bak Zülfü Livaneli artık YENİ Parti’ye de çaldırmıyor.’ Zülfü Başkan bizzat aradı. Diyor ki ‘Yiğidim aslanım’ı çok çaldık ama artık hüzne değil, umuda ihtiyaç var.’ Diyor ki ‘Meydana selam söyle, YENİ Partililere, yeni umuda selam söyle.’ Diyor ki ‘Yeni bir umuda merhaba, benden selam olsun Bursa’ya.’ Şimdi hep birlikte Zülfü Livaneli’nin selamını alıyor muyuz? Yeni yürüyüşe, YENİ Parti’ye, yeni umuda, iktidara merhaba. Bursaspor’u, Bursaspor taraftarını, tüm Bursa’yı selamlıyorum. Dikkatle takip ediyorum, Mustafa Bozbey’in emeklerini yok sayanlara, stada girerken Bozbey’in dağıttığı atkıları toplayıp, Bozbey’den korkanlara şunu söyleyelim. Bozbey çıkacak, Bursaspor da şampiyon olacak, hep birlikte kutlayacağız, kıskananlar çatlasın. Bursa, bu yeni yolda, YENİ Parti ile bu yürüyüşe ve iktidar yürüyüşüne inanıyor musun? Sonuna kadar birlikte miyiz? Bu yolu birlikte yürüyecek miyiz? O sandığa varacak mıyız? O seçimi alacak mıyız? O zaman yürüyelim arkadaşlar, yürüyelim. Yolumuz açık olsun.
