Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

NAZMİYE HALVAŞİ’DEN KILIÇDAROĞLU’NA AÇIK MEKTUP

HABER/Sait TEMURCumhuriyet Halk Partisi eski Parti Meclis üyesi Nazmiye Halvaşi

HABER/Sait TEMUR
Cumhuriyet Halk Partisi eski Parti Meclis üyesi Nazmiye Halvaşi mahkeme kararıyla yeniden göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu’na “açık mektup” aracılığıyla seslendi.

“CHP SON KALEDİR VE SİZ BU KALEYİ İÇERDEN YIKIYORSUNUZ”

İşte o mektup;

Kemal Kılıçdaroğlu’na açık mektubumdur.

Kemal Bey;
Ben de Gürsel Erol gibi, Ayşe Gülsün Bilgehan gibi ilk TBMM’yi açan milletvekillerinden birinin, Batum Milletveki Ahmet Fevzi Erdem’in torunuyum.

İsmet İnönü, Diyap Ağa, Ahmet Fevzi Erdem bu ülkenin varoluş mücadelesinin içinden geldiler o meclise.

Bize emanetleridir;
Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyeti.
Bizler küçük siyasi emeller için siyasette var olmadık.

Daha konuşmayı öğrenmeden kulaklarımızda bu mücadelenin anıları vardı. Bu ülkeye ve onun değerlerine saygıyla yetiştik.
CHP’de siyaset yaparken hiç bir güçten el almadım, hiç kimsenin omuzuna basmadım.

İki dönem Parti Meclisi üyesi seçildim delegenin iradesiyle ve listeleri delerek…

Diyet borcum yok kimseye.
Ama bize bu güzel ülkeyi emanet eden Başta önderimiz Atatürk olmak üzere, dedelerimize borcumuz var.

Bir kadın olarak hayatın içinde birey olarak var olmam; Osmanlı’da başlayan, Cumhuriyet’le devam eden kadın mücadelesinin sonucudur.

Bu mücadeleyi görecek öngörüye sahip bir kurucu önderimiz vardı..
O’na bağlıyım.

Bu girişi neden yaptım;
Yazacaklarımın küçük siyasi hesaplar İçin olmadığını anlamanız içindir.

Siz bugün AKP ile birlikte Cumhuriyet’in en güçlü kalesini içerden yıkıyorsunuz..
Evet yıkıyorsunuz.

Sizin cumhuriyetle aynen FETÖ gibi, AKP gibi bir hesaplaşmanız mı var?
Açık açık soruyorum.
CHP son kaledir ve siz bu kaleyi yıkıyorsunuz..!

Meselemiz ne Özgür Özel meselesidir.
Ne de Ekrem İmamoğlu.
Onlar bugün olur, yarın başka Özgürler başka Ekremler gelir.

Ülke sevdalısı bizler hiç kimsenin arkasında asker olmayız.

Bizler CHP’nin anayasası olan tüzüğüne, yol haritası olan programına, Laik, demokratik, Türkiye Cumhuriyet’ne bağlıyız.

Yeri geldiğinde herkesi eleştirir, yeri geldiğinde arkasında saf tutarız, aklımızı kimseye kullandırmayız.

Bir Butlan kararı İle geri döndünüz.
Dönmemeniz gerekiyordu.
“Biz bir aileyiz” diyorsunuz.
Değiliz.
Evimizin kapısını kıran tekme tokat giren, çoluk çocuğunu sokağa atan aileden olmayanları mahrem alanımıza sokan, mahalleyi ayağa kaldıranı
Babam, kardeşim olsa tanımam…

Artık aynı aileden değiliz Kemal Bey.
Siz tercihinizi ailemize dost olmayanlarla yaptınız..!

Sizin Cumhurbaşkanı adayı olup kaybettikten sonra tekrar genel Başkan adayı olmamanız gerekiyordu.
Suyun önündeki bendin gücü, gelen selin gücünden fazla değilse yıkılır.

Yıkılmadan, o sel gelmeden çekilme erdemini gösteremediniz..!

Kaybettikten sonra Kurultay salonunda kazananın elini kaldırmadınız.
Üç yıl boyunca açtığınız ofislerde partiyi içerden yıkma planları yaptınız, hiç bir etkinliğe katılmadınız.

Partililerin “Kemal abisi” olmayı değil partiyi ve ülkeyi sırtından hançerleyen oldunuz..!

Siz, AKP ile birlikte çalışıp belediye başkanlarımıza çamur attınız..
Üç kez Erdoğan’ı yenen İmamoğlu’nu Silivri’de betona gömmeye çalışıyorsunuz.

Dokunulmazlıklara “evet” diyerek “Selahattin Demirtaş”ı on yıldır hapsedilmesine neden olduğunuz gibi…

“Seni Başkan yaptırmayacağız” sözünün bedeli bu kadar mı ağırdır?
Ülkenin aydınları AKP yargısı İle içerde.
Siz bir milletvekilimiz için “adalet yok, kanunlar işlemiyor, anayasa tanınmıyor” diye Ankara’dan İstanbul’a yürüdünüz “adalet” aradınız.

Sizden onaltı yıl önce yürüdüm o yolu.
Ben Nijerya’da recm edilecek Emine Laval’ı kurtardım.

Siz Buldunuz mu aradığınız adaleti biz bilemedik?
Bulmuş gibi yargının partimize uyguladığı baskıyı kabulleniyor, temsilcisi olmayı içinize sindiriyorsunuz.
Daha da vahim olan ise döner dönmez asarım, keserim demeye başladınız.

Parti içi mücadelede demokratik yolları kapattınız, partinin anayasası olan tüzüğü askıya aldınız.

Sarayın iktidarını devam ettirmek için CHP’li başkanlara kurduğu tuzağın savunucusu savcısı, hakimi oldunuz.

Yargısız infazlar yapıyorsunuz.
Herkesin anlayacağı dilde yazıyorum..
Geçerli son tüzük diyor ki;
“MYK Parti Meclisinden seçimle belirlenir”
Yaptınız mı?

Geçerli tüzük diyor ki;
“Milletvekilleri disipline parti meclisi kararı İle gönderilir”
Yaptınız mı?

Geçerli tüzük diyor ki;
“Parti Meclisi Üye sayısı 60 kişidir..
40’ın altına düşerse görev yapamaz, karar alamaz”

“5 kişide kalsak devam ederiz” derken bu yetkiyi nerden alıyorsunuz?

Mecliste grup başkanvekillerini atamayı düşünüyorsunuz?
Hangi yetkiyle?
CHP Meclis Grubunun iç tüzüğü size bu yetkiyi vermiyor!.
Arkanızdaki AKP yargısına mı güveniyorsunuz?
MYK ve PM olarak aldığınız kararlar yok hükmündedir.
Bu kararlarla yaptığınız harcamalar usulsüzdür.

Butlan ile göreve dönmek demek orada yıllarca kalacaksınız anlamına gelmiyor..
Samimiyseniz olağanüstü Kurultayı yapar partiyi delegenin tercih ettiklerine emanet edersiniz.

Oysa sizler.
Bir oldu bitti çabası içindesiniz.
Her gün yandaş kanallarda keyifle partiyi tartışan, yalan ve iftiralarla gömenlere fırsat yaratıyorsunuz.

Sizler sokağa çıkamayacaksınız..
Emperyalist darbecilerin denizleri yargılarken söylediklerini anımsıyorum
Karşınızda Atatürk’ün idealleri için iktidarla mücadele edenler var..
Engel oluyor, iç hesaplaşmada enerji tüketiyorsunuz.

Atatürk’e ölüm cezası veren Osmanlı gibisiniz. Tom Barrack’ın verdiği rolü üstleniyorsunuz. İktidar İle işbirliği içindesiniz.

Kabul edin ki iktidar Özgür Özel liderliğindeki CHP ile yarışmak istemiyor.
İmamoğlu’ndan ödü kopuyor..
Hukuksuz bir şekilde önce diplomasını iptal ettiler. Sizi hiç duymadık o günlerde. Sinsice beklediniz ofisinizde.

Biz sizi anladık artık.
Ama çok merak ediyorum.
Haksız yere görevlerinden alınan, iftiralarla, delilsiz, ispatsız yargılamalara ve hatta işkencelere maruz bırakılan yoldaşlarımızın, onların ailelerinin, özellikle çocuklarının vebalini nasıl ödeyeceksiniz?

Size hakkımı helal etmiyorum.
Yaşattığını yaşamadan ölmüyor hiç kimse.
Kendinize gelin, biraz düşünün, o binada hapis gibisiniz, kendinizi özgür bırakın.

Bütün bunları bilerek ve isteyerek yapıyorsanız çocuklarımıza, torunlara yazık.

Bilincinde değilseniz, lütfen yardım alın, düşün yakasından partinin.
Bu halk bu oyunu bozar..!

Nazmiye Halvaşi
CHP PM E. Üyesi
12 Haziran 2026