Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MEHMET FARAÇ OKULLARI YAZDI

Türkiye, son 24 sat içinde iki okula düzenlenen saldırılarla sarsıldı.

Türkiye, son 24 sat içinde iki okula düzenlenen saldırılarla sarsıldı.

Gazeteci yazar Mehmet Faraç bugüne nasıl gelindiğini yazmış.

İşte o yazı:
“ANDIMIZ”, CANLARIMIZ ve işte o vahim manzara…

Kimse kendini kandırmasın; AKP’nin disiplinsizliğe ve rant düzenine de teslim ettiği bir sözde eğitim-öğretim düzensizliği giderek daha kötüye gidiyor…

Disiplinin olmadığı okullarda olay da bitmez…

En son bir okul binasına girdiğimde çok şaşırmıştım; saçı sakalı birbirine karışmış erkekler ya da tesettürü bile aşmış şekilde istedikleri gibi giyinen kadın öğretmenler, okul bahçelerinden koridorlara, sınıflardan binanın tamamına egemen olan bir düzensizlik ve başıboşluk…

Kılık kıyafet düzeni tarumar, kişinin kendisine saygısı bile hak getire okullarda!..

Kim öğretmen, kim hademe, kim veli, kim öğrenci belli değil artık okullarda…

Eskiden kimsenin kimseden farkının ya da yoksulla zenginin belli olmadığı, kara -mavi önlüklü, beyaz yakalı öğrenciler, kravatlı erkekler, şık giyimli kadın öğretmenler vardı okullarda…

Saç- tırnak, temizlik kontrolü ve disiplinli bir eğitim ortamı vardı eskiden adı “eğitim öğretim kurumu” olan okullarda…

Öğrencisini kahvehanede- sinema önlerinde görünce ailesini uyaran; öğrencinin de öğretmenini gördüğünde 50 metre ileriden önünü iliklediği bir öğrenci- öğretmen ilişkisi vardı eskiden…

Sadece disiplinin değil, saygı ve sevginin de eğitim kurumlarının temeli olduğunu gösteriyordu öğrencinin de, öğretmenin de, yöneticinin de davranışları…

Okul önlerinde uyuşturucu da yoktu, “suça karışmış çocuk” diye nitelendirilen çeteler de ve “okul girişleri”nde, öğretmenlerin, hatta ailelerinin önünde kümeler halinde sigara ya da daha tehlikeli zehirler tüketen öğrenciler de yoktu!..

İşte disiplinin, saygı ve sevginin olduğu okullarda, bugün olduğu gibi polise de gerek kalmıyordu!!!

Öğretmenlerle alay eden öğrenciler de yoktu, tahtanın önünde mini eteği ya da sözde tesettürüyle dans edip sosyal medyada yayınlayan öğretmenler de…

Disiplinden bihaber, kendini terk etmiş öğretmenler de yoktu, bırakın öğretmenine, ana- babasına saygısız öğrenciler de, okulundan bir haber müdürler de…

Şimdi eğitimin bir de özelleştirilmesi sorunu var ki, en küçük konuda öğretmenle okul yönetimi ile kavga edebilen, “parayı bastırır her şeyi isterim” tavrındaki veliler ve öğrenci azalmasın diye disiplini yerle bir etme pahasına her şeyi oldu bittiye getiren okul sahipleri-yöneticileri, düzenin tamamen yerle bir olduğu binalarda ve lüks araçlarla dolu okul otoparklarında mutlular mı acaba?..

Şu bir gerçek ki; disiplinin olmadığı bir okul eğitim kurumu olmaktan çıkmıştır… Orası artık herkesin kafasına göre takıldığı birer ticarethanedir…

Milli Eğitim Bakanlığı bir araştırsın bakalım, Avrupa’nın kaç ülkesinde böyle özel okul başıboşluğu ve disiplinsiz eğitim sistemi var acaba?..

Sonuçta; adı eğitim- öğretim olan hilkat garibesi bir çark, herkesin istediği gibi giyindiği, herkesin pasaklı biçimde bile dolaştığı, öğretmen- öğrenci arasında saygının kalmadığı, (eğitimde başarının ise yerle bir olduğu) bir garip düzensizliğe savrulup gidiyor ki, işte Urfa’da- Maraş’ta yaşanan saldırıların, katliamın bir kahredici nedeni de budur…

Bu ülkenin geleceği olan çocuklar disiplinsiz-laçka ortamlarda sözde eğitim alırken, uyuşturucu- çeteleşme faaliyetlerinin ve internette terör örgütleri ile şiddet gruplarının tuzağına sürüklenirken, eğitimi yönlendirenler keşke “Andımız”la uğraşırken, canımız dediğimiz çocukları başıboşluğa terk etmeselerdi!

Velhasıl Türkiye’nin geleceği olan bir kuşak hızla tükenip giderken, boş nutuklardan başka bir eylem göremiyor memleket… Çok yazık çok!